Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, küresel barış ve güvenlik meselelerine dikkat çekerek, özellikle Filistin meselesine geniş yer verdi. New York’ta düzenlenen Genel Kurul görüşmelerinde üye ülkelere hitap eden Erdoğan, BM’nin mevcut yapısını ve uluslararası sistemin işleyişini eleştirdi. Filistin halkının mücadelesini BM kürsüsünden duyurmaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
Erdoğan, BM Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman ve Genel Sekreter Antonio Guterres’e hitaben yaptığı konuşmada, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır Genel Kurul’da yer alamamasına duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Filistin Devleti’nin 1967 sınırlarında ve başkentinin Doğu Kudüs olması gerektiğini yineleyen Erdoğan, iki devletli çözüme olan desteğini belirtti.
Konuşmasında uluslararası sistemin barış ve güvenliği sağlama konusundaki yetersizliğine değinen Erdoğan, BM’ye duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik reform çağrısını yineleyen Erdoğan, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesini hatırlatarak, 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil olmadığını ifade etti. Uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkelere farklı uygulanmaması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü Gazze’deki insani duruma ayırdı. İsrail saldırıları nedeniyle yaşanan trajediyi gözler önüne seren Erdoğan, Gazze’de çocukların güven içinde yaşayabilmesi gerektiğini belirtti. BM’ye duyulan güvenin yeniden sağlanması için bölgede kalıcı barışın tesis edilmesinin şart olduğunu söyledi. Gazze’nin vakit kaybedilmeden yeniden inşa edilmesi gerektiğini ve uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.
Suriye’de yeni bir dönemin başladığını ve Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın sağlanması yönündeki çalışmalara destek verdiklerini ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün sağlanması temelinde sona ermesini istediklerini dile getiren Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini savundu. Uluslararası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrısında bulundu. Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik bir anlayışla geliştirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını temenni etti.
İklim kriziyle mücadelede gelişmekte olan ülkelerin ve Pasifik bölgesinin karşılaştığı zorluklara dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin bu yıl Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’nde iklim adaletinin öne çıkarılacağını belirtti. Yapay zeka konusundaki gelişmelere de değinen Erdoğan, yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması ve BM Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi’nin hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin uluslararası meselelerde adalet, dayanışma ve ortak iradeyi esas alan bir yaklaşımı sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin geleceğini bu anlayışla şekillendireceğini sözlerine ekledi.