Her dava bir önder ister…
Her fikir, onu taşıyacak bir omuz, onu savunacak bir yürek ister…
Ve her millet, yeri geldiğinde gök kubbenin altında bir çınara yaslanmak zorundadır.
İşte biz 28 yıldır o çınarın gölgesindeyiz.
Lider’in izindeyiz.
Bugün, Türk milliyetçiliği ve Ülkücü Hareket için sadece bir yıl dönümü değil, bir istikrarın, bir kararlılığın, bir inancın kutlu nişanesidir. Çünkü bugün, Devlet Bahçeli’nin Genel Başkanlığında geçen 28 yılı geride bırakıyoruz.
Bilge Lider… Dava Adamı… Çile ve Şuurun Adı: Devlet Bahçeli
28 yıl boyunca ne fırtınalar koptu bu ülkede…
Hükümetler değişti, partiler kuruldu, yıkıldı, siyasetçiler geldi, gitti. Ama bir kişi vardı ki dimdik durdu.
Ne önünde diz çöktü, ne arkasından fırtına koptu. Çünkü sırtını Türk milletine, gönlünü Turan ülküsüne yasladı.
Devlet Bahçeli, sıradan bir siyasi figür değildir.
O, gençlik yıllarını Atsız’ın fikirleriyle yoğurmuş, Başbuğ Türkeş’in terbiyesinden geçmiş bir ülkü neferidir.
Onun siyaset anlayışı; makamla, maddiyatla, rantla ölçülemez. Onun pusulası sadece Kızıl Elma’dır!
Onun haritası Orhun’dan Tuna’ya, Altaylar’dan Adriyatik’e kadar uzanan Turan’dır!
Turancılığın Türkiye’deki Lideri: Devlet Bahçeli
Bugün eğer Turancılık hâlâ bir fikir olarak diri, bir ideal olarak canlıysa, bunda en büyük pay Devlet Bahçeli’nin sabırlı, vakur, inatçı ve ilkeli liderliğindedir.
Türk milliyetçiliği onun döneminde siyasal bir meşruiyet kazanmış, devlet aklının merkezine yerleşmiştir.
Artık Ülkücüler, sadece sokakta değil, devlette; sadece kürsüde değil, milletin vicdanında da söz sahibidir.
Kimi zaman anlaşılmadı…
Kimi zaman yalnız bırakıldı…
Ama o, hiçbir zaman yolundan dönmedi.
Çünkü o sadece bir genel başkan değil, bir yolbaşçıydı!
Onun siyaseti bir strateji değil, bir iman meselesiydi.
28 Yılın Özeti: Dava Bilinci ve Haysiyet
Devlet Bahçeli’nin liderliği, sadece parti içi bir başarı hikayesi değil, bir şuur direnişidir.
İhanet karşısında net duruştur.
Vatan bölünmesin diye gerektiğinde siyaseti yok sayabilmektir.
Devletin bekası için gerekirse bütün oy hesaplarını çöpe atmaktır.
Onun “önce ülkem ve milletim” diyen anlayışı, Ülkücülerin her birine bir onur pusulası olmuştur.
28 yıl boyunca ona en ağır hakaretleri edenlere bile cevap vermemiştir, çünkü davasının vakarını korumuştur.
Çünkü onun şahsında bir birey değil, bir hareketin haysiyeti vardır.
Liderin Yolu, Ülkücülerin Yoludur
Devlet Bahçeli’nin gösterdiği istikamet, bir siyasal yön değil, bir milletin bekası için çizilmiş yoldur.
Bugün hâlâ birilerinin Türklüğü tartışmaya açmaya cesaret edememesi, onun tavizsiz duruşunun sonucudur.
Bugün hâlâ Ülkücüler “bu vatan sahipsiz değil” diyorsa, onun liderliğinin izindendir.
Ve biliyoruz ki;
Onun gösterdiği menzil behemehal ulaşılacak hedeftir.
Turan, bizim için bir hayal değil;
Bir milletin kaderidir, mukaddes yürüyüşüdür!
Liderimiz Devlet Bahçeli’ye;
28 yıllık dirayet, vakur duruş, ülkü şuuruyla yoğrulmuş liderlik için minnetle…
Başbuğ Alparslan Türkeş’in emaneti olan bu kutlu davaya sadakati için şükranla…
Turancıların gönlünde dağ gibi duran iradesi için dualarla selam olsun!
Ve biz de haykırıyoruz:
Bizi lider yönetiyor, Lider!
O lider de Devlet Bahçeli’dir!
Ne mutlu Türküm diyene!
Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!