Devlet Aklı, Millet Vicdanı ve Birlik Zamanı

Devlet Aklı, Millet Vicdanı ve Birlik Zamanı
İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı

Tarih boyunca nice badireler atlatmış bir milletin evlatlarıyız. Her dönemde farklı sınavlardan geçtik, farklı düşmanlarla mücadele ettik ama hep bir şey baki kaldı: devletin aklı ve milletin vicdanı. Bugün de yine böyle bir eşikteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir yandan iç tehditlerle bir yandan da dış kuşatmalarla mücadele ederken, diğer yandan içeride milletin birliğini ve dirliğini koruma adına kritik adımlar atıyor.

Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin yeniden ve daha sıkı bir şekilde “birlikte yürüme” kararı kamuoyuna yansıdı. Kimileri bu kararı bir önlem olarak okudu, kimileri bir tedbir olarak. Kimisi ise duygularla, öfkeyle, geçmiş yaralarla değerlendirdi.

Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Devlet aklı duygularla değil, milletin bekasıyla çalışır.

Terörle Mücadele: Kinle Değil, Adaletle

Bugün hala şehitlerimizin acısı yüreğimizde. Anaların gözyaşı, babaların eğilmiş başı, çocukların yetimliği… Bunları hiçbir siyasi karar, hiçbir ittifak, hiçbir strateji unutturmamalı. PKK bir terör örgütüdür ve bu topraklara gözyaşından başka bir şey bırakmamıştır. O örgütle doğrudan veya dolaylı ilişkisi olan her kimse, hukukun önünde hesap vermelidir. Bu konuda milletin vicdanı nettir, devletin kararlılığı da öyle olmalıdır.

Fakat burada bir denge vardır: Devlet kinle değil, adaletle hükmetmelidir. Suçluya cezasını verirken, masumu da ayırabilmelidir. Bu ayrım; milletin tüm kesimlerini bir arada tutabilmek, kardeşlik hukukunu koruyabilmek için elzemdir.

Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Çingene, Tatar,laz: Bu Toprakların Gerçeğiyiz

Devlet Bahçeli’nin ve Erdoğan’ın attığı adımların perde arkasında yatan şey; sadece siyasi bir gelecek inşası değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyolojik gerçeğini yönetme çabasıdır. Çünkü bu topraklarda yaşayan her birey, bu milletin ayrılmaz bir parçasıdır. Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle, Romanıyla, Tatariyle, Türkmeniyle bir büyük milletiz. Her birimizin acısı da sevinci de ortak.

Bugün bir taraf sevinç yaşarken, diğer taraf acı çekiyorsa burada bir yanlışlık vardır. Devletin attığı her adım şehitleri incitmeden, anaların yüreğini sızlatmadan, milletin ortak duygusunu gözeterek atılmalıdır. Çünkü bu ülke sadece sağ kalanlar için değil, toprağa düşen şehitler için de varlığını sürdürmelidir.

Devletin Görevi: Adalet, Halkın Görevi: Birlik

Devletin görevi; adaleti tesis etmektir. Halkın görevi ise; bu adaletin gölgesinde birlik ve beraberliği yaşamaktır. Ne adalet duygusu feda edilmelidir, ne de kardeşlik hukuku zedelenmelidir. Bugün bir arada olmanın en çok ihtiyaç duyulduğu günleri yaşıyoruz. Dışarıdan kuşatılmaya çalışılan, içeriden ayrıştırılmak istenen bir Türkiye’ye en güçlü cevap; birlik olmuş bir millettir.

Sayın Bahçeli ile Sayın Erdoğan’ın yürüdüğü yol, sadece siyasi bir ortaklık değil, bir millet mutabakatının da inşası olmalıdır. Bu yol şehitlerimizin ruhunu incitmeyecek, annelerimizin duasını alacak, çocuklarımızın yarınlarına umut verecek bir yol olmalıdır. Aksi takdirde sadece sandıkta değil, tarihte de mahcup oluruz.

Son Söz: Ayağa Kalkacaksa Bu Millet, Hep Birlikte Kalkacağız

Artık öfkelerden, kinlerden, ayrımcılıktan değil; adaletten, sağduyudan ve merhametten beslenen bir dil zamanıdır. Her birimiz aynı gemideyiz. Bu gemi su alırsa, kaptanı da mürettebatı da batacaktır. Ama yelken açarsa, işte o zaman yeniden büyük Türkiye hayali gerçek olacaktır.

Unutmayalım:

Devlet adaletle büyür.

Millet birlikle yücelir.

Şehitlerimizin aziz hatırası, ancak vicdan ve akıl bir arada yürürse yaşatılır.

Ve unutulmasın ki biz, Türk milleti olarak; Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Alevi’siyle, Türkmeni’yle, Tatarıyla aynı destanın evlatlarıyız.

İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı
Gazeteci, Yazar,