Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri, göz göre göre elimizden kayıp giden tarım ve hayvancılıktır. Oysa bu topraklar binlerce yıldır bereketin simgesidir. Bugün ise kuruyan tarlalar, tükenen meralar ve boşalan köyler, yanlış politikaların, rant hırsının ve küresel kartellerin kurduğu oyunun sonucudur.
Susuzluk ve Rezerv Alanlar
Köylü, çiftçi artık toprağına su bulamıyor. Barajlar kuruyor, göletler bakımsız bırakılıyor, su havzaları hoyratça kirletiliyor. Yetmezmiş gibi, “rezerv alan” adı altında tarlalar bir gecede el değiştiriyor, takasa açılıyor. Çiftçi borcunu ödeyemiyor, bankaların insafına bırakılıyor. Aile tarımı bitiriliyor, yerine kartellerin kontrolündeki şirket tarımı dayatılıyor.
Hayvancılığın Çöküşü
Hayvancılık da aynı kaderi yaşıyor. Yemin, samanın ithalata bağlı hale getirilmesi, küçük üreticinin önünü kesiyor. Köyünde üç beş ineğiyle geçinen aileler yok olurken, büyük zincirler piyasayı ele geçiriyor. Küçük üretici tasfiye ediliyor, bağımsız hayvancılık yok ediliyor.
Sorumlular Kim?
Siyasi irade: Tarım ve su politikalarında günü kurtaran, halkı değil sermayeyi koruyan uygulamalar.
Bürokrasi: Denetimsizlik, plansızlık, köylünün değil kartellerin yanında duran bir anlayış.
Karteller: Yerli ve yabancı tekellerin, tarım ve gıda sektörünü adım adım ele geçirmesi.
İlgisiz toplum: “Komplo bunlar” deyip susan, parçaları birleştiremeyen, ancak iş işten geçince anlayacak olan milyonlar.
Uyanış Zamanı
Bu gidişata dur demek zorundayız. Çünkü mesele sadece çiftçinin, köylünün meselesi değil; hepimizin geleceği, soframızdaki ekmek, çocuğumuzun içeceği su, hayvanlarımızın sağlığıdır. Tarımı ve suyu kaybeden bir ülke, bağımsızlığını da kaybeder.
Bugün sessiz kalmak, yarın aç kalmayı kabul etmektir. Bu yüzden, siyasetten bürokrasiye, kartellerden toplumun tüm kesimlerine kadar herkes sorumludur. Ama en büyük sorumluluk bu ülkenin gerçek sahipleri olan bizlere aittir.
Bu memleket bizim. Tarlalarımızı, suyumuzu, çiftçimizi ve hayvancılığımızı savunmak, aslında geleceğimizi savunmaktır. Bugün sahip çıkmazsak, yarın “anladık ama artık çok geç” demenin hiçbir faydası olmayacak.