Glokom: Sinsi Tehdit ve Erken Tanının Hayati Önemi

Glokom, halk arasında göz tansiyonu veya karasu hastalığı olarak bilinen, sinsi ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişinin bu hastalıktan etkilendiği tahmin edilmektedir. DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, glokomun göz içi basıncının yükselmesiyle görme sinirinde hasar oluşturduğunu ve zamanla görme alanı kaybına neden olduğunu belirtiyor.…

Glokom: Sinsi Tehdit ve Erken Tanının Hayati Önemi
İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı
Yayınlama: 09.03.2026
A+
A-

Glokom, halk arasında göz tansiyonu veya karasu hastalığı olarak bilinen, sinsi ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişinin bu hastalıktan etkilendiği tahmin edilmektedir. DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, glokomun göz içi basıncının yükselmesiyle görme sinirinde hasar oluşturduğunu ve zamanla görme alanı kaybına neden olduğunu belirtiyor. Hastalık erken teşhis edilip tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybı ve körlüğe kadar ilerleyebilir.

Sağlıklı bir gözde, göz içi sıvısının üretimi ve boşaltımı arasında hassas bir denge bulunur. Bu dengenin bozulması, göz içi basıncının artmasına ve görme sinirlerinin zarar görmesine yol açar. Genellikle yavaş ilerleyen bu süreç, erken evrelerde belirti vermez. Ancak hastalık ilerledikçe görme alanı daralır ve kalıcı körlük riski ortaya çıkar.

Glokom Tanısı ve Tedavisi
Göz muayenelerinde rutin olarak yapılan göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesi ile glokom şüphesi durumunda ek tetkikler yapılır. Retina sinir lifi ölçümü, görme alanı testi ve kornea kalınlığı ölçümleri, hastalığın kesin tanısı ve tedavisinin belirlenmesi için kullanılır. Op. Dr. Polat, görme sinirlerinde oluşan hasarın geri döndürülemez olduğunu vurgulayarak, erken tanının tedavi başarısı için kritik önem taşıdığını belirtiyor. Ailesinde glokom öyküsü olanlar ve risk grubundaki bireylerin düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri büyük önem taşıyor.

Türkiye’de Glokom Gerçeği
Dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alan glokom, Türkiye’de yaklaşık 2-2,5 oranında görülüyor. 40 yaş üstü her 40 kişiden birinde glokom olabileceği düşünülüyor. Mevcut hasta sayısının yaklaşık 550 bin olduğu bilinse de, henüz tanı almamış yaklaşık 1,5 milyon kişiyle birlikte toplamda 2 milyon hastaya ulaşıldığı tahmin ediliyor. Bu hastaların önemli bir kısmı durumunun farkında değil. Bu nedenle 12 Mart Dünya Glokom Günü ve 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası gibi özel zamanlarda farkındalık çalışmaları yürütülüyor.

Risk Faktörleri ve Önlemler
Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, 40 yaş üstü bireylerin, ailesinde glokom bulunanların, diyabet ve yüksek tansiyon hastalarının, göz ameliyatı veya yaralanması geçirmiş olanların, romatizmal hastalığı olanların ve uzun süreli kortizon kullananların glokom açısından daha yüksek risk altında olduğunu belirtiyor. Kaybedilen görme ve görme alanı kaybının geri gelmediğini hatırlatan Prof. Dr. Çoban, tedavinin amacının hastalığın ilerlemesini durdurmak olduğunu vurguluyor.

Glokom tedavisinde en sık göz damlaları kullanılırken, gerektiğinde lazer tedavisi veya ameliyat da uygulanabilir. Tedavinin temel amacı göz içi basıncını düşürmektir. Ayrıca göz sinirlerini destekleyici vitamin ve aminoasit içeren damlalar ve ağızdan alınan ürünler de kullanılabilir. Glokom hastalarının tüm ilaç ve takviyeleri mutlaka uzman hekime danışarak kullanması, ilaçlarını düzenli alması ve kontrollerini aksatmaması gerekmektedir. Genel sağlığa dikkat etmek de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur.

İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı