Almanya, Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasıyla ilgili olarak NATO’nun bir savunma ittifakı olduğunu ve mevcut çatışmanın tarafı olmadığını net bir dille belirtti. Berlin’de düzenlenen bir basın toplantısında konuşan yetkililer, NATO’nun askeri operasyonlara katılmayacağını ve Alman hükümetinin de ittifakın yetki alanını ve kendi pozisyonunu dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Almanya, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve İran’a yönelik saldırılar çerçevesinde uluslararası bir askeri operasyona katılmama kararını yineledi. Ülkenin bu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını belirten yetkililer, Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açıkça ifade edildiğini kaydetti.
Almanya, diplomatik müzakere sürecine dahil olmak istediklerini ve Hürmüz Boğazı’nda kalıcı güvenliğin ancak diplomatik bir çözüm ve İran ile yürütülecek görüşmelerle sağlanabileceğini savundu. Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla başlattığı Aspides misyonunun beklenen etkiyi göstermediği ve Hürmüz Boğazı’na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüpheler bulunduğu dile getirildi.
Yetkililer, İran’ın tehditlerine boyun eğilmeyeceğini belirterek, Tahran yönetiminin hem iç hem de dış politikada adaletsiz davrandığını ve bölgedeki terör gruplarını desteklediğini iddia etti. İran’ın Irak, Lübnan ve Yemen’de Hizbullah, Hamas ve Husileri desteklediği öne sürülerek, bu nedenle İran’ın uluslararası hukuk ilkelerine başvurma konusunda meşru bir zemini olmadığı savunuldu. Bölgedeki çatışmanın sona ermesi halinde petrol fiyatlarının yeniden normal seviyelere dönebileceği de eklenen bilgiler arasında yer aldı.