Prof. Dr. Zakir Avşar’dan Bayram Mesajı: Modern Toplumda Kaybolan Değerler ve Bayramın Önemi

Prof. Dr. Zakir Avşar’dan Bayram Mesajı: Modern Toplumda Kaybolan Değerler ve Bayramın Önemi
Yayınlama: 19.03.2026
A+
A-

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, bayramın yaklaşmasıyla birlikte modern toplumların karşı karşıya kaldığı toplumsal çözülme ve değer kaybına dikkat çeken bir köşe yazısı kaleme aldı. Avşar, Ramazan ayının sona ermesiyle bayrama erişmenin mutluluğunu dile getirirken, bu mübarek günlerin iyiliklere, güzelliklere ve huzura vesile olmasını temenni etti.

Prof. Dr. Avşar, modern toplumların en belirgin paradokslarından birinin, maddi ilerleme ile toplumsal çözülmenin aynı anda yaşanması olduğunu vurguladı. Teknolojik gelişmeler ve ekonomik büyümenin çoğu zaman ilerlemenin doğal göstergeleri olarak sunulduğunu belirten Avşar, bu anlatının arka planında toplumsal bağların zayıflaması, ortak anlam dünyalarının daralması ve ahlaki sorumluluk bilincinin aşınması gibi daha derin dönüşümlerin gerçekleştiğini ifade etti.

Bu dönüşümün özellikle geleneksel toplumsal ritüellerin icrasında belirginleştiğini söyleyen Avşar, bayramların eskiden dini bir ibadet ifası olmanın yanı sıra, toplumun kendini yeniden kurduğu, kuşakların birbirine bağlandığı ve dayanışma duygusunun tazelendiği günler olduğunu hatırlattı. Ancak modern kent hayatının hızlanan ritmi içinde bayramın bu kurucu anlamının giderek zayıfladığını, birçok insan için bayramın daha çok bireysel bir tatil zamanına dönüştüğünü belirtti. Aile ziyaretlerinin seyrekleşmesi, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve bayramlaşma pratiklerinin sembolik düzeyde kalmasının, daha geniş bir toplumsal dönüşümün göstergeleri olduğunu söyledi.

Modern Hayatın Yarattığı Yabancılaşma ve Sivil Dikkatsizlik

Avşar, günümüz toplumlarının niceliksel büyümeyi ilerleme ile eşitleyen bir zihinsel çerçeve içinde düşündüğünü dile getirdi. Daha kalabalık şehirler, daha yoğun tüketim ve daha hızlı dolaşımın kalkınmanın işaretleri olarak görüldüğünü ancak bu görünürdeki büyümenin arka planında toplumsal dokuyu zayıflatan, insanı köksüzleştiren ve kamusal hayatı kırılganlaştıran bir çözülme sürecinin işlediğini vurguladı. Geleneksel dayanışma ağlarının yerini geçici ve yüzeysel ilişkilerin aldığını, komşuluk, mahalle ve aidiyet gibi değerlerin toplumsal hayatın merkezinden uzaklaştığını belirtti. Bu durumun, insanların fiziksel olarak birbirine yakın yaşarken sosyal olarak daha uzak bir hayat sürmesine neden olduğunu ifade etti.

Kent yaşamının ürettiği anonimliğin sosyal ilişkilerin biçimini ve ahlaki davranış kalıplarını dönüştürdüğünü söyleyen Avşar, modern şehirlerde bireyin sürekli yabancılarla çevrili bir ortamda yaşadığını belirtti. Sosyolog Erving Goffman’ın ‘sivil/uygar dikkatsizlik’ kavramına atıfta bulunan Avşar, bu durumun ahlaki bir duyarsızlık değil, kent hayatının sürdürülebilirliği için gerekli olan medeni bir davranış kodu olduğunu ancak günümüzde bu medeni mesafenin giderek ‘sivil/uygar duyarsızlığa’ dönüştüğünü ifade etti. Sokakta düşen bir yaşlıya bakıp yoluna devam etmek, ağlayan bir çocuğu başkasının sorunu olarak görmek ya da yardıma muhtaç bir insanın çağrısını duymazdan gelmenin, büyük şehirlerin sıradanlaşan manzaralarından biri haline geldiğini söyledi.

Bayramların Toplumsal İşlevi ve Aidiyet Duygusunun Önemi

Bu dönüşümün bireysel ahlakın zayıflamasıyla açıklanamayacağını belirten Avşar, kentleşme biçiminin ürettiği anonimliğin, sürekli hareket hâlinin ve mekânsal kopukluğun bireyin kendisini kalıcı bir topluluğun parçası olarak hissetmesini zorlaştırdığını ifade etti. İnsanların artık bir mahallenin üyesi olmaktan çok bir kentin geçici kullanıcısı haline geldiğini ve aidiyet duygusunun zayıflamasının sorumluluk bilincinin de zayıflaması anlamına geldiğini vurguladı.

Bu noktada bayramların toplumsal işlevinin daha açık biçimde anlaşıldığını söyleyen Avşar, bayramların sadece dini ritüeller olmadığını, aynı zamanda toplumun kolektif vicdanını yeniden hatırladığı zamanlar olduğunu belirtti. Bu günlerin kuşaklar arası bağların güçlendiği, kırgınlıkların giderildiği, yoksulların hatırlandığı ve komşuluk ilişkilerinin canlandığı toplumsal eşikler olduğunu vurguladı. Bayram ziyaretleri, paylaşım pratikleri ve karşılıklı hatır sorma geleneğinin, toplumun kendisini ahlaki olarak yeniden kurmasının yollarından biri olduğunu söyledi.

Ne yazık ki insanların bayramı giderek daha çok bireysel bir tatil deneyimi olarak yaşamaya başladığını belirten Avşar, oysa bayramın asıl anlamının insanın kendisi için değil başkaları için de yaşadığını hatırlaması olduğunu ifade etti. Sürekli hareket hâlindeki modern hayatın, bireyin kalıcı topluluk bağları kurmasını zorlaştırdığını, ailelerin parçalanması, kuşakların farklı şehirlerde yaşaması ve komşuluk ilişkilerinin zayıflamasının toplumun dayanışma kapasitesini azalttığını söyledi. Bu durumun modern şehirlerin mimarisinde de görünür hale geldiğini, yüksek duvarlarla çevrili siteler, güvenlik kameraları ve kapalı yaşam alanlarının çoğu zaman güvenliğin değil, güvenin azaldığını gösterdiğini belirtti.

Medeniyetin Gerçek Ölçütü ve Şehirlerin İnsanileşmesi

Toplumların gücünün merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi ahlaki değerleri ne ölçüde koruyabildikleriyle belirlendiğini ifade eden Avşar, bayramların bu değerleri hatırlattığını söyledi. Bir yaşlıyı ziyaret etmek, bir yetimin başını okşamak ya da bir komşunun kapısını çalmanın, bireysel bir iyilikle sınırlı olmadığını, toplumsal dokunun yeniden örülmesi olduğunu vurguladı. Bayramların, modern toplumun unutmaya başladığı bir hakikati yeniden hatırlattığını, toplumun, bireylerin toplamı olduğu kadar paylaşılan sorumlulukların ve ortak değerlerin de bir bütünü olduğunu belirtti.

Avşar, şehirlerin büyümesinin kaçınılmaz olduğunu ancak asıl meselenin şehirlerin büyümesi değil, şehirlerin insanileşmesi olduğunu söyledi. Kentlerin barınılan mekânlar olmalarının yanı sıra anlam üretilen toplumsal çevreler olmak zorunda olduğunu vurguladı. Eğer komşuluğu, dayanışmayı ve merhameti yeniden toplumsal hayatın merkezine yerleştiremezsek, büyüyen şehirlerin küçülen insanlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğini belirtti. Medeniyetin gerçek ölçütünün kalabalıklar içinde yalnızlaşmamak ve birbirimizin yükünü omuzlayabilme iradesi olduğunu hatırlatarak, nice bayramlara ulaşmayı diledi.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı