Türkiye’nin dört bir yanına yayılan yerel ve bölgesel radyo ile televizyon kuruluşları, milli kültürümüzün korunmasında, yerel demokrasinin güçlenmesinde ve halkımızın en güvenilir bilgi kaynağı olmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak bugün, bu önemli yayıncılar ağır telif borçları, icra dosyaları ve hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya kalarak adeta sessizliğe gömülme tehlikesiyle yüzleşmektedir. Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Başkanı Vedat Gündoğan, yerel medyanın içinde bulunduğu bu vahim tabloya dikkat çekerek, sorunun yalnızca sektörün değil, tüm milletin haber alma hakkının meselesi olduğunu vurguladı.
Günümüzde yerel radyo ve televizyonlar, asli görevleri olan yayıncılık faaliyetlerine odaklanmak yerine, icra takipleri, haciz işlemleri ve karmaşık mahkeme süreçleriyle boğuşmak zorunda kalmaktadır. Bu ağır ekonomik ve hukuki baskı altında yayıncılar; nitelikli içerik üretememekte, kendilerini geliştirememekte, yeni yatırımlar yapamamakta, istihdam olanakları sunamamakta ve hatta pek çok kuruluş temel giderlerini dahi karşılayamaz duruma gelmektedir. Bu durum, sadece yayıncıları değil; yerel halkın doğru bilgiye erişimini, gençlerin iş imkanlarını ve Anadolu medyasının geleceğini ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Dijital mecraların reklam pazarındaki payının %75’lere ulaşmasıyla birlikte, devasa reklam bütçeleri küresel platformlar aracılığıyla yurt dışına aktarılmaktadır. Yerel ve bölgesel yayıncıların desteklenmesi, yerli sermayenin ülke içinde kalması, milli ekonominin güçlenmesi ve güvenilir reklam mecralarının ayakta kalması açısından hayati önem taşımaktadır.
Deprem, sel, pandemi ve savaş gibi olağanüstü durumlarda, merkezi sistemlerden bağımsız olarak halkı en hızlı ve doğru şekilde bilgilendiren yegâne mecra yerel yayın kuruluşlarıdır. Bu yönleriyle yerel medya, milli güvenliğin görünmeyen ancak vazgeçilmez bir parçasıdır.
RATEM, sektörün sürdürülebilirliği için iki temel çözüm önermektedir:
Yerel yayıncıların karşı karşıya olduğu ekonomik dengesizlik çarpıcı boyutlara ulaşmıştır. Yıllık yaklaşık 40 bin TL RTÜK lisans bedeli ödeyen bir radyo, telif meslek birliklerine 300 bin ila 500 bin TL arasında ödeme yapmak zorunda kalmaktadır. Bu durum kesinlikle sürdürülebilir değildir.
Geçmişe dönük 5-10 yıl geriye uzanan yüksek tutarlı telif talepleri ve hapis cezası istemli davalar, yerel medyayı kapanma noktasına getirmiştir. RATEM’in çağrısı nettir: Hapis cezası yerine idari yaptırımlar uygulanmalı ve geçmiş dönemler için bir ‘Telif Barışı’ sağlanmalıdır.
Yapay zeka ile müzik üretiminin hız kazandığı bu dönemde, gerçek sanatçıların ve insan emeğinin korunması büyük önem taşımaktadır. Yerel medya, bu dengeyi sağlayan en önemli unsurlardan biridir.