Eğitimci ve yazar Murat Anar, Türk Dünyası’nın içinde bulunduğu dönemi ‘Türk Dünyası Yüzyılı’ olarak tanımlayarak, bu coğrafyanın yükselişinin stratejik, ekonomik ve kültürel önemine dikkat çekti. Altaylar’dan Tuna’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan Türk halklarının sahip olduğu muazzam nüfus, ekonomi, kültür, sanat ve spor potansiyeline vurgu yapan Anar, 7 bağımsız Türk devletinin stratejik konumlarının altını çizdi.
Türk Devletleri’nin eğitimden savunma sanayisine, kültürden sanata kadar pek çok alanda işbirliği yaptığını belirten Anar, özellikle Azerbaycan-Ermenistan savaşının ardından önem kazanan Zengezur Koridoru’nun ‘Yeni İpek Yolu’ olarak adlandırılan güzergahın kilit noktası olduğunu ifade etti. Bu koridorun açılmasının, Doğu-Batı Orta Hattı’nı kısaltarak enerji geçişleri için de kritik bir rol oynayacağını ve yeni dengeler oluşturacağını vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun Ege Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Turan Film Festivali’ ödül töreninde yaptığı konuşmaya da değinen Anar, Zorlu’nun ‘Enerji ve ekonomi adına Türk Devletleri ile kurduğumuz köprüler güçlenmezse bu köprü yıkılır’ ve ‘Türkiye’nin savunma sanayisindeki gücü, aynı zamanda Türk Devletlerinin gücüdür’ sözlerini hatırlattı. Zorlu’nun, Zengezur Koridoru ve Orta Koridor’un açılmasının Türk Devletleri’ni ekonomide güçlendireceği, bölgede barışı tesis eden bir denge unsuru haline getireceği yönündeki açıklamalarına yer verdi.
Murat Anar, Türk Dünyası’nın mevcut durumunu değerlendirirken, yerleşik kültüre geçişle birlikte fikir üretme ve konuşma kültürünün geliştiğini, ancak bu fikirlerin hayata geçirilmesinde eksiklikler olduğunu belirtti. Türk Devletleri arasındaki seyahat engellerinin hala kaldırılamaması, Kültür ve Turizm Başkentleri’ndeki çalışmaların yeterli heyecanı uyandırmaması ve programların kamuoyunca bilinmemesi gibi sorunlara dikkat çekti.
Anar, Türk Dünyası belgesel ve film festivallerinde verilen ödüllerin, filmlerin Türk Dünyası’ndaki tüm izleyici kitlelerine ulaşamaması sorununu dile getirdi. Bu değerli yapıtların tüm Türk Lehçelerinde yayınlanacak ortak bir dijital film platformu aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırılmasının önemini vurguladı. Diaspora faaliyetlerinin Türk Devletleri’nin lobi oluşturması açısından kritik olduğunu ve medyanın, hem sosyal medya hem de yazılı ve görsel mecralarda, Türk Dünyası’nın sesi olması gerektiğini söyledi.
Ayrıca, Türk Devletleri’nin hukuk, spor ve ticarette acilen ortak adımlar atması gerektiğini belirten Anar, Balkanlar’daki Türk nüfusunun kimlik kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve bu bölgedeki Türkçe eğitim ve dini özgürlükler alanlarındaki ciddi sorunlara dikkat çekti. Avrupa ve Özerk Bölgeler’deki Türklerin sorunlarının farklı yaklaşımlar gerektirdiğini, Türk Devletleri Teşkilatı’nın bölgeye özgü çözümler üretmesi gerektiğini ifade etti.
Murat Anar, konuşmaların ve fikirlerin yeterli olduğunu, artık ‘Türk Birliği’nin konuşulmaktan öte, olgunlaşan fikirlerin hayata geçirilmesi zamanı olduğunu söyledi. Türkiye’nin etkin rolünün yanı sıra, Türk Devletleri’nin her birinin ortak projelere aynı heyecanla sahip çıkmasının altını çizdi. Bu yükselişin ancak ortak akıl ve kararlı eylemlerle mümkün olacağını belirtti.