Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan son veriler, Türkiye’nin su kaynakları açısından endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Ülkenin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp seviyesindeyken, 2025 yılı nüfus verilerine göre kişi başına düşen yıllık su miktarı 1301 metreküpe geriledi. Uluslararası kabul gören kriterlere göre bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına yıllık en az 1700 metreküp kullanılabilir suya sahip olması gerekiyor. Bu durum, Türkiye’nin su kaynakları açısından zengin ülkeler arasında yer almadığını ve su kıtlığı riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Türkiye’nin 78 milyon hektarlık yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı ekilebilir tarım arazisinden oluşuyor. DSİ’nin 2028 yılı sonuna kadar 7,85 milyon hektar alanı sulanabilir hale getirme hedefi bulunuyor. Şu anda ülke genelinde sulanan alanın brüt 7,28 milyon hektar olduğu ve depolama hacminin 183,82 milyar metreküpe ulaştığı belirtiliyor.
Yarı kurak iklim kuşağında yer alan Türkiye, yıllık ortalama 450 milyar metreküp yağış alıyor. Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış miktarında ve rejimlerinde önemli değişimler yaşanıyor. Bu durum, mevcut su projelerinin kaynak ve ihtiyaç dengesini olumsuz etkilerken, yeni planlamalarda iklim değişikliği senaryolarının daha fazla dikkate alınmasını zorunlu kılıyor.
Su kayıplarını azaltmak amacıyla açık kanal sistemleri yerine modern kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca, mevcut sulama alanlarında yenileme projeleriyle suyun daha etkin ve verimli kullanılması amaçlanıyor. İklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak ve su kaynaklarından azami fayda elde etmek amacıyla Türkiye genelindeki 25 hidrolojik havzada master planların güncellenmesi için hazırlık çalışmalarına başlandı.