Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, kentin kültürel hafızasına ışık tutan ve 2019’dan bu yana yürütülen çalışmaları derleyen “Seyir Defteri” projesi hakkında Anadolu Ajansı (AA) ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda, AKK’nin kuruluş misyonu, projenin içeriği ve farklı disiplinlerden gelen katılımcıların kente katkısı gibi önemli konular ele alındı.
Yılmaz, “Seyir Defteri”nin, Ankara’nın farklı renklerini ve seslerini bir araya getiren, on binlerce saatlik çalışma ve yüzlerce tavsiye kararını içeren kapsamlı bir çalışma olduğunu belirtti. Projenin, politikanın ve siyasetin ötesinde, kentin geleceği için alın teri ve akıl terini birleştiren bir katılımcılık ruhuyla hayata geçirildiğini vurguladı. “Buraya katkı veren Ankara’nın bütün renkleri bu kentin en anlamlı özetini oluşturdular,” diyen Yılmaz, projenin 400’den fazla tavsiye kararında başkentin beşeri sermayesinin gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu çalışma sayesinde, 107 yıl önceki gibi herkesi aynı masa etrafında buluşturan, kimseyi ayrıştırmayan ve ötekileştirmeyen bir Ankara ruhunun yeniden canlandığına dikkat çekildi. “Seyir Defteri”nde yer alan 200’den fazla fotoğrafın, on binlerce saatlik hikayeyi barındırdığı belirtildi. Yılmaz, “Başkentin tüm renkleri aynı masada buluştu ama o masada buluşmanın üzerinden müthiş bir içerik oluştu ve bu yayına dönüştü,” şeklinde konuştu.
Konseyin politik ve ideolojik ayrım yapmadan herkesi kucaklayan bir yapısı olduğunu vurgulayan Yılmaz, Ankara için söz söylemek isteyen herkese kapılarının açık olduğunu belirtti. “Politik bir dil yok. Türkiye’nin demokratik ve yerel yönetim kültürüne katkı sunacak, bütün siyasi partilerin ilgisini çekecek bir hikâye oluşturduk,” dedi. AKK’nin aldığı tavsiye kararlarının, belediye meclisinde grubu bulunan tüm siyasi partilerce oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlattı.
Yılmaz, “Belediye Kanununun 76. maddesine göre oluşmuş olan bu yapıda öteki yoktur, herkes bizdendir ve herkes bu kente aittir, herkesin fikri değerlidir, herkesin itirazı kutsaldır,” diyerek şeffaflık, katılımcılık ve herkesin fikrine değer verildiği bir ortamın önemsendiğini dile getirdi. Projede, geçmişte bakanlık yapmış siyasetçilerden yeni nesil öğrencilere kadar geniş bir yelpazede görüşlerin alındığını ve kaydedildiğini belirtti.
Proje kapsamında basılı olarak 1000 adet “Seyir Defteri”nin hazırlandığı, ancak 20 bin sayfalık içeriğin Kentine Gel platformunda dijital olarak da toplanacağı bilgisi verildi. Yılmaz, “Taş üstüne taş koyarak bu kente bugüne kadar oluşturulan bütün içerikleri bu yeni duyguyla, katılım kültürüyle, Z kuşağıyla, Alfa ile birleştirerek, geçmişin deneyimiyle süzgeçleyerek bu kentin bütün güzelliklerini ayrıca dijital bir platformda toplayacağız,” dedi. Ayrıca, projeyle eş zamanlı olarak, kullanılan her kağıt için birer fidan dikilerek çevreye duyarlı bir adım atıldığı da eklendi.