Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, kaleme aldığı köşe yazısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki mevcut durumu ve partinin tarihsel bölünme eğilimlerini mercek altına aldı. Avşar, partide yaşanan iktidar mücadelesinin yeni bir boyuta ulaştığını belirterek, İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin Adalet Partisi’nden Demokrat Parti’nin doğuşuna uzanan süreci hatırlatan çıkışını dikkat çekici bulduğunu ifade etti. Bu tür tarihsel göndermelerin, CHP’nin geçmişindeki bölünmeleri ve parti içi mücadeleleri yeniden gündeme getirdiğini vurguladı.
Prof. Dr. Avşar, CHP’nin kuruluşundan bu yana birçok bölünme, ayrılma ve ayrışma yaşadığını belirterek, partinin tarihinin hizip mücadeleleri, liderlik krizleri ve kavgalı günler ile dolu olduğunu söyledi. Bu mücadelelerin genellikle kişisel rekabetlerden kaynaklandığını ancak partinin ideolojik yönelimi, toplumsal tabanı ve siyasal işlevi üzerine yapılan tartışmalar üzerinden yürütüldüğünü belirtti.
Prof. Dr. Avşar, mevcut durumda CHP’yi yeni bir bölünmenin eşiğine getiren unsurların başında, yaklaşık yüz yıllık tarihte benzerlerini gördüğümüz iktidar mücadeleleri ve yargısal süreçlerin geldiğini belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ekibi arasındaki iç çekişmenin, partiyi yeniden bir ayrışma noktasına taşıyabileceği yorumunu yaptı. Avşar’a göre, bu durum, CHP’nin kuruluşundan beri süregelen temel soruyu yeniden gündeme getiriyor: CHP nasıl bir parti olmalıdır? Devlet partisi mi, sosyal demokrat bir kitle partisi mi, yoksa çoğulcu bir muhalefet partisi mi? Bu sorunun farklı cevapları, CHP’deki bölünmelerin ve liderlik krizlerinin temelini oluşturmaya devam ediyor.
Son olarak, geçmişte CHP’den ayrılıp parti kuran ve daha sonra geri dönen bazı isimlerin (Sarıgül, Tarhan, İnce gibi) bu süreçle birlikte partiden kalıcı olarak ayrılma ihtimalinin yüksek olduğunu öngördü.