Gazeteci olarak Antalya’nın Manavgat ilçesine yapılan bir ziyaret, bölgenin doğal güzelliklerini, turizm potansiyelini ve mevcut sorunlarını mercek altına aldı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan coğrafyası, Manavgat Irmağı, verimli ovası ve geniş sahilleriyle öne çıkan ilçe, tarım, doğa ve turizmi bir arada barındırıyor. Özellikle Side ve çevresindeki sahilleriyle önemli bir yaşam ve turizm merkezi konumunda.
Ziyaret sırasında, 2023’te İYİ Parti’den istifa ederek AK Parti’ye geçen ve bu geçişiyle gündeme gelen hukukçu, siyasetçi, turizmci ve iş insanı Emel Özden ile bir araya gelindi. Özden, Manavgat’ın sadece siyasi bir figür olmanın ötesinde, ilçenin sorunlarına duyarlı, çözüm arayışında olan bir profil çizdi. Side’nin tarihi dokusundan Sorgun ormanlarına, Oymapınar’dan Demokrasi Bulvarı’na kadar ilçenin turizmdeki gücü ve eksiklikleri yerinde gözlemlendi.
Side, tarih kokan bir açık hava müzesi niteliğinde. Bizans döneminden izler taşıyan bu antik kent, ‘nar’ isminden gelen kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Antik kent dokusunun yanı sıra oteller, ticari alanlar ve turizm hareketliliğiyle Manavgat, Antalya turizminin önemli bir parçası.
Emel Özden, Manavgat’ın sadece bir ilçe olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor: “Yaz aylarında nüfusu bir milyonu aşan, ekonomisiyle birçok şehirden daha büyük bir merkezden söz ediyoruz. Planlama ve hizmetler bu gerçeğe göre yapılmalı.” İlçenin yerleşik nüfusu yaklaşık 266 bin olsa da, yaz aylarında bu rakam katlanarak artıyor. 64 kilometrelik sahili, havalimanına yakınlığı, otel kapasitesi ve doğal güzellikleriyle Manavgat, Türkiye’nin marka değerlerinden biri.
Bölgenin büyük potansiyeline rağmen, altyapı ve ulaşım gibi ciddi sorunlar da göze çarpıyor. Özellikle yol problemleri, şehir içi ulaşım ve şehir planlamasındaki eksiklikler dikkat çekiyor. Demokrasi Bulvarı’nda dar yollar, yapısal sorunlar ve estetik kaygılar ön plana çıkıyor. Özden, bu duruma karşı günü kurtaran çözümler yerine gelecek vizyonu gerekliliğini savunuyor: “Altyapıdan ulaşıma, sağlıktan turizme kadar her başlık bütüncül bir akılla ele alınmalı.”
Manavgat Devlet Hastanesi, artan nüfus ve yaz aylarındaki yoğunluk nedeniyle yetersiz kalıyor. İlçenin sağlık hizmetleri açısından daha fazla yatırıma ihtiyacı olduğu açıkça görülüyor. Antalya genelinde kişi başına düşen yatak sayısı Manavgat’ta yaklaşık 4200 kişiye bir yatak düşerken, bu durum hastane inşaatının hızla tamamlanması gerektiğini gösteriyor. Emel Özden, yeni hastanenin Manavgat için hayati bir ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun ilk ziyaretini Manavgat’a yapması da bu konudaki beklentileri artırıyor.
Oymapınar Köyü ve çevresi, Manavgat’ın sadece deniz turizmiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Muhteşem doğası, baraj manzarası, trekking alanları ve Cennet Vadisi potansiyeli, bölgenin doğa turizminde yeni bir sayfa açabileceğini ortaya koyuyor. Özden, Avrupa’dan gelen ziyaretçilerin doğa, kültür ve deneyim turizmine olan ilgisine dikkat çekerek, Manavgat’ın bu alanda da güçlü bir marka olabileceğini ifade ediyor. Yörük kültürü, Side’nin tarihi, Sorgun’un ormanları ve Oymapınar’ın doğası gibi unsurlar, Manavgat’ı ayrıcalıklı kılıyor.
Manavgat gibi karmaşık sorunlara sahip, büyük nüfus hareketliliği yaşayan bir ilçede yöneticiliğin ciddi bir sorumluluk gerektirdiği vurgulanıyor. İlçeyi tanıyan, sorunlarını ve potansiyelini bilen, çözüm odaklı ve sahada karşılığı olan isimlerin yerel ve merkezi yönetimlerde daha fazla yer alması gerektiği belirtiliyor. Emel Özden’in Manavgat’ı sahiplenen yaklaşımı, ilçenin geleceği için doğru planlama ve doğru kadroların önemini ortaya koyuyor. Manavgat’ın büyük potansiyelinin doğru okunması, planlanması ve geleceğe taşınması, ilçenin gelişiminde kilit rol oynayacak.