Spor yazarı Ömer Gürsoy, Türk futbolu için sezonun ilk haftasında yaşanan sürpriz sonuçları ve büyük takımların sergilediği oyun anlayışını kaleme aldı. Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un, kadro kaliteleri ve transfer beklentilerine rağmen sahadan galibiyetle ayrılamaması, Gürsoy’un dikkatini çekti.
Gürsoy, üç büyük takımın da rakiplerine karşı benzer oyun sorunları yaşadığını belirtti. Galatasaray’ın Çorumspor ile 2-2, Fenerbahçe’nin Gençlerbirliği’ne 2-1 ve Trabzonspor’un Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalması, sadece skorlar açısından değil, oyunun genel gidişatı açısından da benzerlikler taşıyordu. Yazara göre, Anadolu takımları artık büyükler karşısında izlemeleri gereken doğru stratejiyi bulmuş durumda: topu rakibe bırakmak, alanı daraltmak, hızlı paslarla direkt oyuna girmek ve top kayıpları sonrası ani ataklarla rakip savunmayı hazırlıksız yakalamak.
Galatasaray’ın Çorumspor karşısındaki beraberliği, özellikle öne geçmesine rağmen skor üstünlüğünü koruyamamasıyla dikkat çekti. Gürsoy, bu durumu sadece transfer eksikliğiyle değil, takımın oyun iştahı ve agresifliğinin yetersizliğiyle de ilişkilendirdi. Fenerbahçe’nin ise Gençlerbirliği karşısında öne geçmesine rağmen top kayıpları sonrası hızlı gelişen ataklara engel olamayarak sahadan mağlup ayrılması, savunma zaaflarını gözler önüne serdi. Bu durum, Gürsoy tarafından Milli Takım’ın Avustralya maçında yediği gole benzetildi.
Trabzonspor’un Kasımpaşa deplasmanından beraberlikle dönmesi de benzer bir senaryoyu ortaya koydu. Takımın öne geçmesine rağmen oyun kontrolünü kaybetmesi ve rakibin baskısına yeterince yanıt verememesi eleştirildi. Kulübeye gelen yıldız oyuncuların dahi takımın genel oyun problemlerini çözmekte yetersiz kaldığı vurgulandı. Gürsoy, bu tablo karşısında asıl sorunun takımın oyun organizasyonu olduğunu belirtti.
Yazar, Anadolu takımlarının artık büyükler karşısında topa sahip olma yarışına girmek yerine, rakibin oyununu kendi lehlerine çevirme stratejisi izlediğini vurguladı. Bu stratejinin sadece taktiksel değil, aynı zamanda psikolojik bir üstünlük de sağladığına dikkat çekti. Eskiden geriye düştüğünde demoralize olabilen Anadolu takımlarının artık reaksiyon göstererek maça tutunabildiği ve hatta kazandığı örnekler öne çıkarıldı. Bu durumun, büyük takımların işini daha da zorlaştıracağı öngörüsü paylaşıldı.
Gürsoy, üç büyük takımın toplam kadro değerlerinin rakiplerinden kat kat fazla olmasına rağmen sahada bu farkı gösterememesini, piyasa değerinin bireysel kaliteyi gösterdiğini ancak takım oyununu ve ruhunu yansıtmadığını belirtti. Sonuç olarak, ilk haftanın