Prof. Dr. Avşar’dan Dijital Çağda Çocuklar İçin Uyarı: İnsan Kalabilmenin Anahtarları Neler?

Prof. Dr. Avşar’dan Dijital Çağda Çocuklar İçin Uyarı: İnsan Kalabilmenin Anahtarları Neler?
Yayınlama: 24.08.2026
A+
A-

ANKARA – Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, çocukların dijital dünyada insan kalabilmesi üzerine önemli tespitlerde bulundu. Avşar, çocukların geleceğini şekillendiren dijital çevrenin sunduğu imkanların yanı sıra taşıdığı risklere dikkat çekti. Akıllı telefonlar, sosyal medya, çevrimiçi oyunlar ve yapay zeka gibi unsurların çocukların günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Avşar, bu teknolojilerin doğru kullanıldığında bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ve eğitimi zenginleştirdiğini vurguladı. Ancak, çocukların gelişim özelliklerini göz ardı eden dijital ortamların ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

Prof. Dr. Avşar, dünyanın birçok ülkesinde büyük teknoloji şirketlerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin daha sıkı denetlenmeye başlanmasının önemine değindi. Sosyal medya bağımlılığı, çocukların kişisel verilerinin kötüye kullanımı, algoritmaların yönlendirici etkisi, zararlı içeriklerin yayılması ve platformların şeffaflık eksikliği gibi sorunların, toplumun geleceğini ilgilendiren kritik konular haline geldiğini belirtti. Bilimsel çalışmaların, sorunlu sosyal medya kullanımı ile uyku bozuklukları, psikososyal iyilik halinin azalması ve bazı ruhsal sorunlar arasında bağlantılar olduğunu ortaya koyduğunu hatırlattı.

Dijital Tasarımların Riskleri ve Dikkat Ekonomisi

Avşar, çocukluk ve ergenlik döneminde özdenetim ve dürtü kontrolü gibi becerilerin henüz gelişim aşamasında olduğunu belirterek, kullanıcıyı platformda mümkün olduğunca uzun süre tutmaya yönelik tasarımların oluşturabileceği riskleri küçümsememek gerektiğini söyledi. Asıl üzerinde düşünülmesi gerekenin, çocukların dikkatlerinin ekonomik bir değere dönüşmesi olduğunu vurguladı. Dijital platformların, kullanıcı ilgisini canlı tutmak için sürekli bildirimler, sonsuz kaydırma, kişiselleştirilmiş içerikler ve ödül mekanizmaları gibi araçlar kullandığını belirtti. Bu mekanizmaların, gelişim çağındaki çocuklar için daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ekran Süresi Değil, Kaybedilen Deneyimler Önemli

Çocuğun zamanının değerli ve sınırlı olduğunu ifade eden Avşar, ekranın uyku, eğitim, oyun, spor, kitap okuma, aile iletişimi ve gerçek hayat deneyimleri gibi temel ihtiyaçların yerini almaya başladığında meselenin sadece ‘kaç saat telefon kullanıldığı’ sorusuyla sınırlı kalmayacağını dile getirdi. Asıl sorulması gerekenin, telefonun çocuğun hayatından hangi deneyimleri eksilttiği olduğunu vurguladı. Yüz yüze iletişim, oyun oynama, hareket etme, anlaşmazlıklarla başa çıkma ve hayal kırıklıklarıyla mücadele etme gibi durumların sağlıklı kişilik gelişimi için kritik olduğunu belirtti.

Mahremiyet ve Veri Güvenliği: Çocuğun Geleceği

Dijital dünyanın bir diğer kritik alanının çocukların mahremiyeti olduğunu söyleyen Avşar, çocukların izlediği içeriklerin, ekran süresinin, ilgi alanlarının ve davranışlarının dijital sistemler tarafından kaydedilebildiğini ifade etti. Bu verilerin, gelecekteki dijital profillerini oluşturabileceğini belirterek, çocukların kişisel verilerinin korunmasının sıradan bir veri güvenliği meselesi olmadığını, çocuğun özgürlüğü ve kimlik oluşturma hakkıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Sorumluluğun sadece ailelere yüklenemeyeceğini, milyarlarca dolarlık ekonomik güce sahip şirketler karşısında ailelerin tek başına yeterli olamayacağını belirtti.

Devlet, Okul ve Sektörün Ortak Sorumluluğu

Avşar, bu noktada devletlerin güçlü düzenlemeler yapması, okulların dijital okuryazarlığı eğitim müfredatına entegre etmesi, sağlık sisteminin riskli kullanımları erken fark etmesi ve teknoloji şirketlerinin çocukların gelişim özelliklerini dikkate alan güvenli tasarım ilkelerini benimsemesi gerektiğini savundu. Bu durumun teknoloji karşıtlığı anlamına gelmediğini, teknolojinin doğru kullanıldığında eğitimde olağanüstü imkanlar sunduğunu vurguladı. Mesele teknolojinin varlığı değil, kullanım amacı ve sınırlarıdır.

Dijital Okuryazarlık ve Eleştirel Düşünce

Avşar, çocuklara sadece ‘telefonu daha az kullan’ demek yerine, dijital dünyanın nasıl işlediğini öğretmek gerektiğini belirtti. Algoritmaların çalışma prensipleri, reklam hedefleme, kişisel verilerin değeri, yanlış bilginin ayırt edilmesi ve dijital risklere karşı korunma gibi konularda bilinçlenen bir çocuğun, teknolojinin pasif tüketicisi olmaktan çıkacağını ifade etti. Yapay zeka ve dijital teknolojilerin gelecekte hayatın daha büyük bir bölümünü şekillendireceği göz önüne alındığında, tartışmayı sosyal medya üzerinden yürütmenin yetersiz kalacağını söyledi. Çocukların geleceğini, insanın teknoloji karşısındaki konumunu belirleyen daha geniş bir mesele olarak ele almak gerektiğini vurguladı.

Geleceğin Toplumlarını İnsanlar Kuracak

Son olarak Prof. Dr. Avşar, geleceğin güçlü toplumlarını bilgisayarların veya algoritmaların değil, düşünebilen, sorgulayabilen, empati kurabilen, gerçek insan ilişkilerini sürdürebilen ve teknolojiyi iradesiyle kullanabilen insanların kuracağını belirtti. Çocukların geleceğini korumanın, onları teknolojiden uzaklaştırmak değil, teknolojiyi insani gelişime hizmet edecek biçimde düzenlemek olduğunu söyledi. Bu noktada devletin, ailenin, okulun, bilim dünyasının ve teknoloji sektörünün ortak bir sorumluluk anlayışı geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı