Antalya, denince akla ilk gelen deniz, kum ve güneş üçlüsüne alternatif olarak parlayan kültür rotaları, kentin Toros Dağları’ndaki zengin tarihi ve doğal mirasını gün yüzüne çıkarıyor. Bu rotaların başında gelen Sarıhacılar Mahallesi, Ormana, Altınbeşik Mağarası ve Manastır Kanyonu ile birlikte kültür turizminin gözde duraklarından biri haline geldi.
Kültür turizmi rehberi Zeynep Ocak, Antalya’nın sadece sahilleriyle anılmaması gerektiğini vurgulayarak, Toroslar’ın sunduğu doğal ve kültürel değerlerin kentin turizm potansiyelini bambaşka bir boyuta taşıdığını belirtti. Ocak, haftada 2-3 gün turist gruplarıyla Sarıhacılar’a gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, Antalya’nın turizmdeki çeşitliliğini gözler önüne serdiklerini ifade etti. “Antalya insanların zihninde hep deniz, kum, güneş ve sahil şehri olarak düşünülüyor. Ancak Antalya bundan çok daha fazlası. Özellikle Toros Dağları’nın güzelliği, doğal güzellikleri ve kültürel değerleri Antalya’nın turizm açısından farklı bir yüzünü ortaya koyuyor” diyen Ocak, bölgenin turizmdeki potansiyeline dikkat çekti.
Sarıhacılar’ın geçmişte önemli bir ticaret merkezi olduğunu belirten Ocak, mahallenin tarihi İpek Yolu güzergahındaki stratejik konumuna vurgu yaptı. “Selçuklu açısından çok önemli bir mevkideyiz. Liman ile başkent arasındaki bağlantıyı kuran bir yolun üzerindeyiz. Köyün en önemli özelliklerinden biri, köyün tarihi İpek Yolu’nun etrafında şekillenmiş olmasıdır. Geçmişte ticari açıdan çok önemli bir köy olmuş” şeklinde konuştu. Günümüze kadar ulaşan tarihi kervan yolu, ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu yaşatıyor ve geçmişin izlerini yakından görme fırsatı sunuyor.
Sarıhacılar’ın en dikkat çekici mimari özelliklerinden biri, yöresel mimarinin eşsiz örnekleri olan düğmeli evler. Yığma taş ve yörede “katran ağacı” olarak bilinen sedir ağacının kullanıldığı bu yapılarda, betonarme yerine geleneksel yapı teknikleri hakim. Taş duvarların arasına yerleştirilen ahşap hatıllar, yapıya olağanüstü bir dayanıklılık kazandırırken, harç veya tutkal kullanılmadan inşa edilen bu sistem, bölgenin mimari kimliğini benzersiz kılıyor. Yaklaşık 300-350 yıllık olduğu tahmin edilen bu evler, geçen yüzyıllara rağmen özgünlüğünü korumayı başarıyor. Ocak, “Düğmeli evler Sarıhacılar ve Ormana’da çok sık rastladığımız, çok özel bir mimari yapı. Katran ağacı olarak adlandırılan sedir ağacı ve yığma taş kullanılarak yapılıyor. Başka herhangi bir harç veya tutkal kullanılmıyor. Bu yönüyle gerçekten eşsiz bir yapı” diyerek bu mimari harikaları tanımladı.
Mahallenin yaklaşık 600 yıllık tarihi camisi de kültür turlarının vazgeçilmez duraklarından biri. Sedir ağacından yapılan ahşap bölümleri, mihrabı, minberi ve kök boyalarla işlenen süslemeleriyle büyüleyen cami, bölgenin kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Yapımında kullanılan sedir ağacının nem, küf ve böceklere karşı direnci sayesinde asırlardır ayakta kalan cami, taş ve ahşabın uyumunu sergiliyor. Yaklaşık 1 metre kalınlığındaki duvarları ve dönemin imkanlarıyla oluşturulmuş özel akustik sistemiyle de dikkat çekiyor.
Sarıhacılar Köyü Platformu üyelerinden Fatma Genç, bölgenin turizme kazandırılması için 1999 yılından bu yana sürdürülen çalışmaları aktardı. Akseki Kaymakamlığı, kamu kurumları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle tarihi dokunun korunması yönünde önemli adımlar atıldığını belirten Genç, tescilli evlerin restorasyonlarının yapıldığını ve koruma amaçlı imar planının hazırlandığını söyledi. Geçen yıl yaklaşık 200 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan Sarıhacılar, bu yılın ilk 8 ayında 100 bini aşkın ziyaretçi sayısıyla dikkat çekiyor.
Restorasyon kredileri ve hibe destekleriyle yıkılma tehlikesi altındaki düğmeli evlerin yeniden hayat bulduğunu ifade eden Genç, restore edilen yapıların bir kısmının butik otel olarak hizmet vermeye başladığını belirtti. Tarihi yapıların korunmasının yanı sıra turizm altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Genç, belediye hizmet alanı, otopark, sosyal donatı alanları, sokak sağlıklaştırma ve cephe düzenlemeleri gibi yatırımlar için destek çağrısında bulundu.
Sarıhacılar’ın özgün kimliğini gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan yeni imar planında, geleneksel mimarinin korunması esas alınıyor. Bölgede yapılacak yeni yapıların tarihi dokuya uygun olması ve düğmeli ev tekniğinin yaşatılması hedefleniyor. Beton yapılaşmanın bulunmadığı mahalle, bu yönüyle de fark yaratıyor.
Kültür turizmi amacıyla Sarıhacılar’ı ziyaret eden Alanya ve Gazipaşa bölgesinden Ülkü Yüksel, bölgenin mimarisi ve tarihi dokusuyla ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirtti. Yüksel, düğmeli evler, tarihi cami ve İpek Yolu’nun mutlaka görülmesi gereken yerler olduğunu vurguladı. Tarihi İpek Yolu, düğmeli evleri, yaklaşık 600 yıllık camisi ve Toros Dağları’nın doğal güzellikleriyle Sarıhacılar, Antalya’nın deniz turizminin ötesindeki kültürel zenginliğini sergileyen önemli bir destinasyon olmayı sürdürüyor.