Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, oda meclis toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin güncel durumu ve KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Baran, özellikle finansman maliyetlerinin işletmelerin üretim ve büyüme potansiyelini olumsuz etkilediğini belirtti.
ATO’nun 29. Dönem Ağustos ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Gürsel Baran, 170 bini aşkın üyenin faaliyet gösterdiği 68 meslek komitesinden gelen geri bildirimlerin, KOBİ’lerin finansman ihtiyacı başta olmak üzere ciddi sıkıntılar yaşadığını gösterdiğini ifade etti. Baran, enflasyonla mücadeledeki olumlu gelişmelere rağmen, sahadan gelen seslerin işletmelerin, özellikle KOBİ’lerin, finansman bulmakta zorlandığını ve bunun maliyetinin de oldukça yüksek olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı. Bu durumun, işletmelerin öz kaynaklarını tüketmesine ve sermaye ihtiyacının daha da artmasına neden olduğunu söyledi.
Baran, KOBİ’lerin finansman talebinin sadece kredi olarak görülmemesi gerektiğini, zira bu işletmelerin hammadde alımı, maaş ödemeleri, makine yenileme, ihracat, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi birçok alanda finansmana ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Finansman maliyetlerinin işletmelerin üretebileceği katma değeri aştığı noktada sistemin tıkandığını dile getiren Baran, bu durumun işletmelerin mevcutlarını korumasını bile zorlaştırdığını ifade etti. Ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için işletmelerin yatırıma kaynak ayırabilmesi gerektiğini vurgulayan Baran, KOBİ’lerin sermayesini günlük faaliyetleri çevirmeye harcadığı bir ortamda kalıcı ekonomik büyümenin beklenemeyeceğini söyledi. Finansmana erişimde bankaların sadece geçmiş dönem bilançolarına bakmasının yeterli olmadığını, işletmenin üretim kapasitesi, siparişleri, ihracat potansiyeli ve istihdamı gibi unsurların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Reel sektörün küresel gelişmelerin de etkisiyle karşı karşıya kaldığı yüksek maliyetlere dikkat çeken Baran, enerji maliyetlerinin yüksekliği, vergi oranlarının ağırlığı ve istihdam üzerindeki yüklerin işletmeler üzerindeki baskısını dile getirdi. İç talepteki yavaşlama, vadelerin uzaması ve tahsilat zorlukları gibi faktörlerin, maliyet artışlarıyla birleşince fiyatlama yapmayı güçleştirdiğini belirtti.
KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne vurgu yapan Baran, Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerin üretim, ticaret, ihracat ve istihdamda lokomotif görevi gördüğünü söyledi. KOBİ’lerin sadece büyüklükleriyle değil, yıllar içinde biriktirdikleri sermaye, yetiştirdikleri insan gücü, edindikleri müşteri ve pazarlar, kazandıkları üretim bilgisi, ödedikleri vergiler ve sağladıkları istihdam ile Türkiye’nin önemli bir hazinesi olduğunu belirtti.
İş dünyası olarak, yakın zamanda açıklanması beklenen 2027-2029 dönemini kapsayacak yeni Orta Vadeli Program’dan (OVP) beklentilerini dile getiren Baran, makroekonomik hedeflerin yanı sıra KOBİ’lerin nasıl güçlendirileceğine dair somut bir yol haritası görmek istediklerini ifade etti. Baran, kalıcı fiyat istikrarının güçlü bir üretim ekonomisiyle mümkün olacağını, üretimin ve ticaretin zayıfladığı bir ortamda enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşamayacağını belirtti. Acil olarak atılması gereken adımın, girişimcilerin yıllar içinde büyük emeklerle oluşturduğu üretim, ticaret ve ihracat kapasitesini korumasına destek olmak olduğunu vurguladı.
KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik önerilerde bulunan Baran, en acil ihtiyaçlarının işletme sermayesi olduğunu belirterek, düşük maliyetli işletme sermayesi kredilerinin devreye alınmasını talep etti. Özellikle üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdamını koruyan işletmeler için uygun maliyetli, uzun vadeli ve geri ödemesiz finansman modelleri oluşturulması gerektiğini söyledi. Vergi gelirlerinin artmasının ilk koşulunun üretim ve ticaretin çarklarının güçlü dönmesi olduğunu belirten Baran, kayıt içinde kalmanın maliyetinin yüksek olmaması gerektiğini ve kurallara uyan işletmelerin cezalandırılması yerine ödüllendirilmesi gereken bir sisteme ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. İşveren üzerindeki maliyetlerin azaltılması, prim ve vergi teşviklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ekledi.