Ankara’nın semt ve cadde isimleri, kentin geçmişteki zengin su yollarının izlerini taşımaya devam etse de, Kavaklıdere, Hoşdere, Bülbülderesi gibi isimlerin kaynağı olan derelerin büyük bir kısmı artık gözle görülemiyor. Kentleşme süreciyle birlikte kuruyan, yatağı değiştirilen veya beton menfezlere alınan bu dereler, yerlerini yollara ve yapıların altına bıraktı.
Ankara Kent Konseyi Genel Koordinatörü ve Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Ankara’nın bozkır görünümünün ardında zengin bir su mirası yattığını belirtti. Şan’a göre, kentte tarih boyunca 100’den fazla dere ve su varlığı bulunuyordu. Ankara’nın ana su damarı Ankara Çayı’nı besleyen Hatip Çayı ve İncesu Deresi gibi kollar, zamanla kentleşmenin etkisiyle değişime uğradı.
Özellikle 1940’lı yıllardan itibaren sağlık sorunları, salgın hastalıklar, taşkınlar ve hızlı kentleşme nedeniyle birçok dere yatağı değiştirildi, üzerleri kapatıldı veya kurutuldu. 1957’deki büyük Hatip Çayı taşkınının ardından Bentderesi’nin üzerinin kapatılarak yola dönüştürülmesi, bu değişimin en somut örneklerinden biri. Günümüzde Bentderesi Caddesi olarak bilinen güzergah, eskiden Hatip Çayı’nın yatağıydı.
Ömer Şan’ın aktardığı bilgilere göre, 56 kilometreden fazla dere ve akarsu hattı beton menfezlerin içine alınarak üzerleri kapatıldı. Bu durum, Ankara’nın doğal drenaj sistemini bozarak yüzey akışını artırdı ve özellikle aşırı yağışlarda sel riskini yükseltti. Şan, beton menfezlerin yetersiz kaldığı durumlarda, geçmişte dere yatağı olan cadde ve sokakların yeniden suyla dolduğunu, Bülbülderesi, Tunus ve Hoşdere caddelerini buna örnek gösterdi.
Ankara’daki kayıp derelerin en belirgin izleri, semt ve cadde isimlerinde yaşamaya devam ediyor. Kavaklıdere, Hoşdere, Bülbülderesi, Cevizlidere, Akdere gibi isimler, geçmişte bu bölgelerden akan suları hatırlatıyor. Örneğin, Kavaklıdere Seğmenler Parkı’ndan sonra menfeze alınarak Kuğulu Park ve Tunus Caddesi’nin altından akıyor. Hoşdere ise asfaltın altında bulunuyor.
Batıdaki Söğütözü Deresi ve Kutugün Deresi gibi su yolları da bugün yoğun iş merkezlerinin ve gökdelenlerin bulunduğu alanların altından akıyor. Macun Deresi de sanayileşme ve yol yapım çalışmalarıyla büyük ölçüde beton menfezlere alınmış durumda.
Ömer Şan, kapatılmış su yollarının yeniden gün yüzüne çıkarılması anlamına gelen