Türkiye’nin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) ile birlikte, ülkenin kritik teknolojilerdeki dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik önemli stratejiler belirlendi. Bu stratejiler çerçevesinde, özellikle savunma sanayisinde kazanılan teknolojik birikimin sivil sektörlere aktarılması hedefleniyor. Bu sayede, teknoloji yoğun sivil alanlarda geliştirilen yerli ve milli savunma sanayisi kabiliyetlerinden azami ölçüde yararlanılması teşvik edilecek.
Savunma sanayisinde geliştirilen yenilikçi teknolojilerin farklı sektörlerde kullanılması, Türkiye’nin yerlilik oranını yükseltme ve katma değerli ihracatını artırma potansiyelini güçlendirecek.
Savunma sanayisindeki teknolojik yetkinliklerin aktarılacağı en önemli alanların başında sağlık sektörü geliyor. Ulusal sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu aşı, ilaç, tıbbi cihaz, tanı kiti, biyoteknolojik ürünler ve yapay zeka tabanlı sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları desteklenecek. Bu adımlarla, sağlık sektöründe yerli üretim kapasitesinin artırılması ve kritik ürünlerde dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor.
Teknolojik bağımsızlığı pekiştirmek amacıyla, savunma sanayisinin yanı sıra yapay zeka ve yarı iletkenler gibi stratejik alanlarda da yerli Ar-Ge, üretim ve yenilik kapasitesi artırılacak. Yarı iletken sektöründe Ar-Ge, tasarım, üretim ve ticarileştirme kabiliyetlerinin geliştirilmesi planlanırken, kimlik, pasaport ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılan çiplerin Türkiye’de üretilmesini sağlayacak modern tesislerin kurulması hedefleniyor. Ayrıca, kamu kurumlarındaki verilerin yapay zeka uygulamalarında kullanılabilecek standartlara uygun hale getirilmesi için süreçler oluşturulacak.
Planlanan bu dönüşüm, yalnızca sağlık ve teknoloji sektörleriyle sınırlı kalmayacak. İmalat sanayisi, enerji, tarım ve ulaştırma gibi alanlarda arz güvenliğinin güçlendirilmesi için kritik teknolojilerin geliştirilmesi ve yerli üretimi destekleyecek eylem planları hazırlanacak. Bu planlar, Ekonomi Koordinasyon Kurulunun değerlendirmesine sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletilecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayisindeki teknolojik birikimin sivil sektörlere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Yılmaz, özellikle sağlık endüstrilerinde kamu alımlarının bu süreçte kritik bir rol üstleneceğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin kendi imkanlarının yanı sıra, dost ve kardeş ülkelerle ortak platformlar kurarak ürün geliştirme ve pazarlama süreçlerinde işbirliğini artıracağını ifade etti.
Program kapsamında, küresel şoklar, jeopolitik gerilimler ve küresel rekabetin oluşturduğu risklere karşı enerji, tarım, gıda, sağlık, teknoloji ve savunma gibi stratejik alanlarda kaynak güvenliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kritik ürün, teknoloji ve hizmetlerde dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üretim ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve stratejik alanlarda güvenilir işbirliklerinin artırılması planlanıyor. Bu adımlarla, savunma sanayisinde oluşturulan teknolojik altyapının yalnızca askeri sistemlerle sınırlı kalmayıp, sağlık, yapay zeka, yarı iletkenler, enerji, tarım ve ulaştırma gibi sivil alanlarda da ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor.