ANKARA – BHA Türkiye, 2022-2025 PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) döngüsünde hem fen bilimleri, hem matematik, hem de okuma alanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir başarı artışı gösteren tek OECD ülkesi oldu. Eğitim politikalarını ve uluslararası başarıları analiz eden TEDMEM’in değerlendirmesine göre, Türkiye’nin fen bilimleri puanı 476’dan 494’e, matematik puanı 453’ten 462’ye ve okuma puanı da 456’dan 472’ye yükseldi. Bu artışlarla birlikte Türkiye, PISA tarihindeki en yüksek fen ve matematik puanlarına ulaşmış oldu.
Raporda, 2003-2025 yılları arasındaki uzun dönemli performansta da belirgin bir iyileşme kaydedildi. Bu süreçte fen puanı 60, matematik puanı 39 ve okuma puanı 31 puan arttı. Temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci oranının azalması ve üst düzey performans gösteren öğrenci oranının artması da olumlu gelişmeler olarak öne çıktı.
TEDMEM’in analizindeki en dikkat çekici bulgulardan biri ise okullar arasındaki başarı farkının OECD ortalamasının üzerinde seyretmesi oldu. Türkiye’de fen bilimlerinde yüzde 50,1, matematikte yüzde 67,5 ve okumada yüzde 41,6 olan okul içi başarı varyansı, OECD ortalamalarının (sırasıyla yüzde 31,3, 32,8 ve 30,1) oldukça üzerinde kaldı. Özellikle matematikteki yüzde 67,5’lik fark, öğrencilerin akademik başarılarının devam ettikleri okula göre önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor.
Raporda, öğrencilerin sosyoekonomik durumları ile akademik başarıları arasındaki ilişki de incelendi. Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 32’si uluslararası ölçekte en alt sosyoekonomik dilimde yer alırken, bu oran OECD ortalamasında yüzde 6,3 olarak belirlendi. Buna rağmen Türkiye’deki öğrencilerin, benzer sosyoekonomik düzeydeki OECD ülkelerindeki akranlarından daha yüksek performans gösterdiği vurgulandı.
Ancak, temel akademik becerilerdeki yükselişin dijital problem çözme becerilerine aynı ölçüde yansımadığı da belirtildi. Türkiye’nin PISA 2025’teki bilgi işlemsel problem çözme puanı 473 ile 85 ülkenin ortalamasının üzerinde kalsa da, 38 OECD ülkesinin 500 puanlık ortalamasının altında kaldı.
TEDMEM, PISA sonuçlarının Türkiye’nin eğitim sistemine dair önemli veriler sunduğunu ancak tek başına tüm sistemi değerlendirmek için yeterli olmadığını belirtti. Raporda, PISA’nın sadece 15 yaş grubunu kapsadığı, bu nedenle sonuçların farklı yaş gruplarını ve eğitim kademelerini değerlendiren ulusal çalışmalarla birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi. Türkiye’nin uluslararası başarı göstergelerinde önemli bir yükseliş yakaladığı bu dönemde, okullar arası performans farkı, sosyoekonomik eşitsizlikler ve dijital problem çözme becileri gibi alanların eğitim politikalarında öncelikli başlıklar arasında yer alması gerektiği vurgulandı.