ASKİ’den Kritik Su Yönetimi Mesajı: Her Damla Geleceğimizin Teminatı

ASKİ’den Kritik Su Yönetimi Mesajı: Her Damla Geleceğimizin Teminatı
Yayınlama: 21.09.2026
A+
A-

ANKARA – BHA

ASKİ Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu, “Bir Damla Suyun Gerçek Maliyeti” başlıklı kapsamlı bir değerlendirme yaparak Türkiye’nin su kaynaklarının mevcut durumu ve kentlerdeki su yönetimi üzerine önemli tespitlerde bulundu. Duraklıoğlu, suyun yalnızca temel ihtiyaçlar için değil, aynı zamanda gıda, enerji, sanayi, sağlık ve üretim süreçleri açısından da hayati bir kaynak olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Su Stresi Gerçeği

Türkiye’nin kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı açısından su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Duraklıoğlu, nüfus artışı, kentleşme, iklim değişikliği ve değişen yağış rejimlerinin su kaynakları üzerindeki baskıyı giderek artırdığını ifade etti. Bu durumun, su yönetiminde sadece barajlardaki mevcut su miktarına odaklanmanın yetersiz kaldığı anlamına geldiğini söyledi.

Su Yönetiminde Teknoloji ve Verimlilik

Duraklıoğlu’na göre, suyu kaynaktan alıp arıtarak kilometrelerce uzanan şebekelerle abonelere ulaştırmak ciddi bir enerji, altyapı, bakım ve personel maliyeti gerektiriyor. Bu nedenle şebekeden boşa giden suyun yalnızca bir su kaybı olmadığını, aynı zamanda enerji, emek, yatırım ve kamu kaynaklarının da israfı anlamına geldiğini belirtti. Kayıp ve kaçakla mücadelede teknolojinin sunduğu çözümlerin öne çıktığını vurgulayan Duraklıoğlu, akıllı sayaçlar, uzaktan okuma sistemleri, bölgesel ölçüm alanları, basınç yönetimi ve anlık tüketim analizleri gibi sistemlerin su hareketlerini daha etkin bir şekilde izlemeye olanak tanıdığını aktardı. Bu sayede kaçak, arıza ve ölçüm sorunlarının daha hızlı tespit edilebileceği belirtildi. Benzer sistemlerin yüksek katlı konutlarda da kullanılarak bina içindeki fiziki kayıpların belirlenebileceği ifade edildi.

Toplumsal Bilinç ve Sürdürülebilir Su Kültürü

Teknolojinin tek başına yeterli olmadığını belirten Duraklıoğlu, su konusunda toplumsal bilincin geliştirilmesinin altını çizdi. Günlük hayatta yapılan küçük gibi görünen ancak yaygınlaşan israf davranışlarının (diş fırçalarken musluğun açık bırakılması, uzun duşlar, tesisat kaçaklarının ihmali, bilinçsiz bahçe sulaması) toplamda büyük su kayıplarına yol açtığını söyledi. Su tasarrufunun geçici bir kampanya olmaktan çıkarılıp yaşam kültürünün bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Duraklıoğlu, bu bilincin oluşturulmasında okulların önemli bir rol oynayabileceğini belirtti.

Geleceği Yönetmek: Suyu Korumak

Duraklıoğlu, geleceğin şehircilik anlayışının yeni su kaynakları bulmaktan ziyade mevcut kaynakların daha iyi ölçülmesine, kayıpların azaltılmasına ve suyun verimli kullanılmasına dayanması gerektiğini ifade etti. Su kaynaklarının korunmasının sadece belediyelerin veya su idarelerinin değil, merkezi yönetimden yerel yönetimlere, sanayiden tarıma, üniversitelerden vatandaşlara kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Türkiye’nin su alanında atacağı adımların tarımsal üretim, gıda güvenliği, sanayi, enerji, kentleşme ve ekonomik kalkınma üzerinde doğrudan etkili olacağını belirten Duraklıoğlu, suyun korunmasının geleceğe bırakılacak en değerli miras olduğunu söyledi. Duraklıoğlu, değerlendirmesini “Suyu yönetmek, geleceği yönetmektir” mesajıyla tamamladı.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı