Çanakkale’nin bereketli topraklarından çıkan Ninurta zeytinyağı, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. EVOO World Ranking tarafından açıklanan 2025 yılı üretici/şirket sıralamasında dünya altıncısı olarak yer alan Ninurta, bu başarısıyla Türkiye’nin zeytinyağı üretimindeki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Alemşah köyünde düzenlenen hasat şenliği, zeytinin, emeğin ve yerel kültürün bir araya geldiği özel bir etkinliğe dönüştü. Yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, iş insanları, zeytin üreticileri ve bölge halkının yoğun katılımıyla gerçekleşen şenlikte, modern tarım teknolojileri, nitelikli zeytinyağı üretimi, gastronomi ve sağlıklı yaşam konuları ele alındı.
Etkinliğe Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, Bayramiç Belediye Başkanı Hasan Cem Atılgan, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. R.Cüneyt Eroğlu ve Ezine İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Bilir gibi önemli isimlerin yanı sıra iş dünyası temsilcileri ve bölge halkı da katıldı. Bu buluşma, yerel üretimin farklı kesimlerini bir araya getirerek ortak bir değerin altını çizdi.
Yağmur Tarım Organik Ürünler A.Ş. bünyesindeki Ninurta, modern üretim altyapısını geleneksel zeytincilik kültürüyle harmanlayarak katılımcılara sundu. Şirket, Çanakkale’nin tarımsal potansiyeline ve Türkiye’nin zeytinyağındaki uluslararası konumuna katkıda bulunma vizyonunu paylaştı.
Ninurta, uluslararası zeytinyağı yarışmalarında kazandığı 150’yi aşkın ödülle Kuzey Ege’nin üretim değerlerini dünya sahnesine taşıyor. 2025 EVOO World Ranking üretici/şirket sıralamasında dünya altıncısı olan marka, aynı yıl içinde 12 uluslararası yarışmada toplam 82 ödül elde etti. Bu başarı, Ninurta’nın kalite odaklı üretim anlayışının ve uluslararası arenadaki istikrarlı performansının bir kanıtı niteliğinde.
Erken hasat, hızlı işleme ve kontrollü üretim süreçlerini benimseyen Ninurta, farklı zeytin çeşitlerinden elde ettiği ürünlerle Kuzey Ege’nin karakteristik lezzetlerini uluslararası tüketicilerle buluşturmayı hedefliyor. Şirket, elde ettiği başarıları sadece bir marka kazanımı olarak değil, Türkiye’nin zeytinyağı potansiyelini dünyaya tanıtmanın bir parçası olarak görüyor.
Hasat şenliğinde konuşan Ninurta Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Turfanda, şirketin vizyonunu ve bölgeye yaptığı yatırımın önemini vurguladı. Turfanda, Ninurta’nın hedefinin yalnızca nitelikli zeytinyağı üretmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda modern tarım uygulamalarıyla Türkiye’nin üretim gücünü geliştirmek, katma değer yaratmak ve ülkenin uluslararası görünürlüğünü artırmak olduğunu belirtti. Kalite, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının şirketin temel öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Başkan Turfanda, konuşmasında şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir hasadın sevincini paylaşmak için değil, emeğin, sabrın, inancın ve toprağa duyduğumuz sevginin karşılığını birlikte görmek için buluştuk. İki yıl önce bu topraklara ilk fidanlarımızı dikerken güçlü bir inancımız vardı. Bu ülkenin toprağı; doğru bilgi, derin tecrübe ve büyük bir özenle işlendiğinde dünyanın en kaliteli ürünlerini verebilir. Ninurta’yı bu inançla kurduk. Sümerlerden bu güne Mezopotamya’dan Troya’ya uzanan kadim tarım kültürümüzü çağdaş üretim anlayışıyla buluşturmak ve ülkemizin adını kalitesiyle, güvenilirliğiyle dünyaya taşıyan kalıcı bir marka oluşturmak üzere yola çıktık.”
Turfanda, Kaz Dağları eteklerindeki zorlu araziyi yaklaşık 100 bin ağacın kök saldığı, üretimin ve umudun yeşerdiği bir bahçeye dönüştürdüklerini belirterek, bu ağaçların doğayla uyumlu, kaliteli üretimin, sağlıklı gıdanın ve yaşanabilir bir geleceğin simgesi olduğunu vurguladı. Şirketin hedefleri arasında kaliteyi her yıl yükseltmek, dünya üreticileriyle aynı sahnede yarışmak, Türkiye’nin değerini dünya sofralarına taşımak, Kaz Dağları’nı koruyarak sürdürülebilir üretimi büyütmek ve gelecek nesillere nefes veren bir miras bırakmak yer alıyor.
Aslen Geyikli’den olan ve çocukluğunu zeytin kültürünün içinde geçiren Ninurta Genel Müdürü Burak Öztürk, bölgede hayata geçirilen yatırımdan duyduğu gururu dile getirdi. Öztürk, zeytinin kendisi için bir iş konusu değil, bir gönül meselesi olduğunu belirterek, bölgenin en iyi zeytinlerini yetiştirmesine rağmen üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulamamasına duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Ninurta’yı bu haksızlığa verilmiş bir cevap ve bu topraklara karşı üstlenilmiş bir sosyal sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.
Öztürk, Ninurta’nın dünya sıralamasında dokuzunculuktan altıncılığa yükseldiğini ve sadece 2025 yılında 12 uluslararası yarışmada 82 ödül kazandığını belirterek, bu başarıların Türkiye’nin zeytinyağı potansiyelini gösterdiğini vurguladı. Bu ödüllerin, Bayramiç, Ayvalık ve Geyikli üçgeninin, Kaz Dağları’nın ve Ege’nin güneşiyle buluşan eşsiz iklimin başarısı olduğunu söyledi. Hedeflerinin Ninurta’yı dünyanın en seçkin restoranlarının masalarına taşımak olduğunu ve böylece Çanakkale’nin adının da bu masalarda yer alacağını belirtti.
Etkinlik kapsamında Şef Maria Ekmekçioğlu’nun sunumuyla “Topraktan Masaya” temalı bir gastronomi buluşması gerçekleştirildi. 15 katılımcı, Ninurta zeytinyağını kullanarak özgün yemekler hazırladı. Yarışma jürisinde yer alan Mutfak Dostları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Milliyet Gazetesi Gastronomi Yazarı Zeynep Kakınç, Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerini anlattı ve Geyikli Bölgesi’nin zeytin cinsi olan gelin parmağının önemini vurguladı.
Program dahilinde Zeytinyağı Uzmanı Birsen Can rehberliğinde bir tadım etkinliği düzenlendi. Katılımcılara zeytinyağının duyusal özellikleri, aroma profilleri ve kalite kriterleri hakkında teknik bilgiler verildi. Sağlık oturumunda ise Kalp ve Damar Cerrahı Dr. Vedat Sayer, zeytinyağının kardiyovasküler sağlık açısından önemini ve dengeli beslenmedeki rolünü anlattı.
Ninurta, Çanakkale’nin Alemşah–Geyikli hattında yaklaşık 800 dönümlük arazide zeytin ve badem üretimini modern tarım teknikleriyle sürdürüyor. Makineli hasada uygun bahçe mimarisi ve yeni nesil hasat makinelerinin kullanımıyla hasat süreci kısaltılarak iş gücü verimliliği artırılıyor ve ürünlerin besin değerinin korunması hedefleniyor. Şirket, erken hasat ve sıkım süreçlerini eşzamanlı yürüterek kalite kontrol standartlarını en üst düzeyde tutmayı amaçlıyor.