Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen “Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı”nda yaptığı konuşmada, küresel ticaret güzergahlarının jeopolitik gelişmeler nedeniyle yeniden şekillendiğini belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin uluslararası taşımacılıkta yeni alternatifleri gündeme getirdiğini vurgulayan Uraloğlu, Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaştırma hatlarının kesişim noktasında yer aldığını ifade etti. Orta Koridor, Kalkınma Yolu, TRIPP Koridoru ve Modern Hicaz Demir Yolu gibi projelerin birbirini tamamlayan nitelikte olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Türkiye’siz koridor olmaz. Dünya artık, Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor’u, Basra’dan Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nu, Orta Koridor’un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru’nu ve Modern Hicaz Demir Yolu Hattı’nı konuşuyor.” dedi.
Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak olan Kalkınma Yolu Projesi, Körfez ülkelerinden Avrupa’ya yapılan taşımacılıkta yeni ve alternatif bir hat sunacak. Bu projenin tamamlanmasıyla taşıma sürelerinde önemli bir kısalma bekleniyor. Mevcut durumda 45 gün süren Ümit Burnu güzergahı, Kalkınma Yolu ile 25 güne, 35 gün süren Güney Koridoru ise 10 gün kısalarak yine 25 güne inecek. Bakan Uraloğlu, projenin sadece ulaştırma altyapısıyla sınırlı kalmayıp, enerji nakil hatları, fiber optik altyapı, petrol ve doğal gaz boru hatlarıyla entegre bir ekonomik koridor olarak planlandığını belirtti.
Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkıya ilişkin öngörüler de paylaşıldı. Bakan Uraloğlu, projenin önümüzdeki 10 yıl içinde ekonomiye yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin kişiye istihdam imkanı oluşturmasını beklediklerini dile getirdi. Türkiye ile Irak arasında 28 Temmuz’da imzalanan mutabakatlar kapsamında Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demir yolu ve kara yolu taşımacılığına ilişkin anlaşmaların meclislerden geçmesinin ardından inşa sürecine başlanması planlanıyor. Bu projenin, Irak’ın ekonomik yeniden yapılanmasına ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişimine de önemli katkılar sunması bekleniyor.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası ulaştırma ağlarındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Orta Koridor’a bağlantı sağlayan mevcut, yapımı süren ve planlanan hatların toplam uzunluğunun 2 bin 156 kilometreye ulaştığını açıkladı. Bu hatlar için gerçekleştirilen ve planlanan yatırımların toplam tutarının 47,1 milyar dolar olduğunu belirtti. 10 yıllık projeksiyonda 114 milyar dolarlık üretim kapasitesi ve yıllık ortalama 144 bin kişilik istihdam etkisi hedefleniyor. Temeli atılan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu’nun Orta Koridor’a yeni bir bağlantı sağlayacağı, Suudi Arabistan ile imzalanan Hicaz Demir Yolu İşbirliği Mutabakat Zaptı’nın ise bölgesel ulaştırma ağlarını güçlendireceği ifade edildi.
SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş de Kalkınma Yolu Projesi’nin ekonomik bir koridordan stratejik güce dönüşme potansiyeline dikkat çekti. Miş, Orta Doğu’nun siyasi ve güvenlik sorunları nedeniyle parçalı bir yapıya sahip olduğunu ancak Kalkınma Yolu’nun bölgesel iş birliğini geliştirebilecek somut bir ortaklık zemini sunduğunu belirtti. Irak’ın yeniden inşa ihtiyacı, Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesi, Körfez’in yatırım gücü ve küresel pazarlara erişim arayışının bu proje etrafında buluştuğunu vurguladı.