Ağrı Akil İnsanlar Yüksek İstişare Platformu Kurucu Başkanı Raif Medetoğlu, 30 Ekim 2026’da gerçekleştirilen geniş katılımlı ilk istişare toplantısının ardından Ağrı’nın geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplantının temel amacının, şehrin geleceğini kişisel hesaplar ve siyasi çekişmelerin ötesinde, ortak akıl, ortak sorumluluk ve ortak gelecek anlayışıyla yeniden şekillendirmek olduğu vurgulandı.
Kamu, üniversite, sivil toplum, iş dünyası ve farklı coğrafyalarda yaşayan Ağrılıların temsilcilerinin katıldığı toplantıda, şehrin mevcut sorunları, potansiyelleri ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Medetoğlu, Ağrı’nın en büyük eksiğinin potansiyel değil, bu potansiyeli harekete geçirecek ortak irade, kurumsal iş birliği ve kararlı takip mekanizması olduğunu belirtti. Sorunların artık sadece konuşulmakla kalmayıp, bilimsel verilerle analiz edilmesi, uygulanabilir projelere dönüştürülmesi ve sonuç alıncaya kadar takip edilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Toplantıda genç işsizliği, eğitimdeki yetersizlikler, bağımlılık, yoksulluk ve göç gibi birbirini besleyen toplumsal sorunlar öne çıkarıldı. Gençliğin geleceğinin, şehrin geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edilerek, kalkınma politikalarının merkezine eğitim, istihdam, mesleki gelişim, aile yapısı ve gençlerin sosyal hayata katılımının yer alması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda atılacak adımlar arasında gençlik ve bağımlılıkla mücadele çalışmalarının kurumsallaştırılması, aylık Gençlik Yuvarlak Masası oluşturulması, dijital gençlik merkezi projesinin geliştirilmesi, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve öğrencilerin imkanlarının iyileştirilmesi gibi öneriler sunuldu.
Ağrı’nın ekonomik geleceğinin tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin geliştirilmesi, üreticinin desteklenmesi ve özel sektör yatırımlarının artırılmasıyla mümkün olacağı ifade edildi. Süt ve et işleme tesislerinin kurulması, kooperatifleşme, ürün pazarlaması, atıl üretim tesislerinin ekonomiye kazandırılması ve yatırımcıların şehre yönlendirilmesi öncelikli hedefler arasında yer aldı. Gürbulak Sınır Kapısı’nın ticari kapasitesinin artırılması, serbest bölge imkanlarının araştırılması ve demiryolu bağlantısının Ağrı’ya ulaştırılması gibi taleplerin de ilgili makamlara taşınacağı belirtildi.
İmar revizyonu, ulaşım, otopark, sosyal donatı alanları, sağlık altyapısı ve şehircilik gibi uzun süredir çözülemeyen meselelerin kalıcı çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Araştırma hastanesi süreci, Diş Hekimliği Fakültesi’nin gelişimi ve Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı gibi turizm değerlerinin bütüncül bir tanıtım stratejisiyle değerlendirilmesi önerildi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin öncülüğündeki kalkınma araştırmaları ve Büyük Ağrı Çalıştayı’nın, şehrin bilimsel birikimini kalkınma sürecine katması açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi.
Ülkenin içinde bulunduğu millî birlik ve kardeşlik sürecinin, toplumsal barışın güçlendirilmesi ve ortak geleceğin güvence altına alınması açısından tarihî bir fırsat olduğu değerlendirildi. Bu sürecin başarısının siyasi iradenin yanı sıra toplumun tüm kesimlerinin samimi katkısı, güveni ve ortak sorumluluk bilinciyle mümkün olacağı ifade edildi. Ağrı’nın tarihî ve coğrafi konumuyla bu sürece önemli katkılar sunabileceği belirtilerek, millî birlik ve kardeşliği güçlendiren her türlü yapıcı girişimin destekleneceği vurgulandı. Toplumsal barışın olmadığı yerde kalkınma, güvenin olmadığı yerde yatırım, kardeşliğin olmadığı yerde ortak gelecek inşa edilemeyeceği kaydedildi.
Toplantıda dile getirilen görüş ve önerilerin hayata geçirilmesi amacıyla altı temel çalışma komisyonu oluşturulması kararlaştırıldı: Gençlik, Eğitim ve Aile; Ekonomi, Üretim ve İstihdam; Şehircilik ve İmar; Ulaşım ve Sınır Ticareti; Sağlık, Turizm ve Tanıtım; İnsan Kaynağı ve Dış İlişkiler. Her komisyonun akademik destekle çalışması, güncel verilerle projeler geliştirmesi ve belirlenen öncelikleri düzenli takip etmesi hedefleniyor. Kısa vadede öncelikli beş temel meselenin belirlenmesi, orta vadede Büyük Ağrı Çalıştayı ve kalkınma projelerinin geliştirilmesi, uzun vadede ise şehrin ekonomik, sosyal ve kültürel göstergelerinde ölçülebilir iyileşmeler sağlanması amaçlanıyor.
Ağrı’nın geleceğinin tek bir kurumun veya kişinin gayretiyle şekillenemeyeceğine inanıldığı belirtilerek, şehirde yaşayan, düşünen, üreten ve imkân sahibi olan herkesin ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi. Siyasi partiler, belediyeler, üniversite, ticaret odası, kamu kurumları, STK’lar ve yurt dışında yaşayan Ağrılılar bu ortak yürüyüşe davet edildi. Farklı düşüncelerin bir zenginlik, ortak aklın ise geleceği inşa edecek en güçlü imkân olarak görüldüğü belirtildi. Ağrı’nın ihtiyacının yeni ayrılıklar değil, yeni bir dayanışma kültürü olduğu vurgulanarak, eleştirmekten önce dinlemek, sorun büyütmekten önce çözüm üretmek ve şahsi beklentilerden önce memleketin menfaatlerini gözetmek gerektiği ifade edildi.
Ağrı Akil İnsanlar Yüksek İstişare Platformu’nun temel gayesinin, şehrin insan kaynağını, akademik birikimini, ekonomik imkânlarını ve gücünü ortak bir kalkınma iradesi etrafında buluşturmak olduğu belirtildi. 2050 Ağrı Kalkınma Vizyonu’na katkı sunacak sürdürülebilir ve kurumsal bir istişare mekanizması oluşturulması hedefleniyor. Bir şehrin önce düşüncede inşa edildiği, sonra hayata geçirildiği inancıyla, ortak bir gelecek tasavvuru olmayan toplumların ortak bir kalkınma hikâyesi yazmasının mümkün olmadığı ifade edildi. Ayrışmayı değil birleşmeyi, ihtilafı değil istişareyi, şahsi beklentileri değil ortak menfaatleri esas alan bir anlayışla Ağrı’dan ülkenin millî birlik ve kardeşlik idealine katkı sunmaya kararlı olunduğu vurgulandı. Bu adımın, birlikte düşünmenin, birlikte üretmenin ve birlikte sorumluluk üstlenmenin başlangıcı olduğu belirtilerek, Ağrı’nın ortak vicdanından yükselen bu çağrının tüm hemşehrilerde karşılık bulması temenni edildi.