ANKARA – BHA
Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, aile sağlığı merkezlerindeki (ASM) hekimlerin karşılaştığı ağır ekonomik ve idari sorunlara dikkat çekti. Dr. Kurban, birçok tıbbi ekipmanın hekimler tarafından kendi bütçelerinden karşılandığını ve bu durumun hukuki açıdan da tartışmalı olduğunu vurguladı.
Kardiyoversiyon cihazı, EKG cihazı, tansiyon aleti gibi temel tıbbi donanımların yanı sıra masa ve sandalye gibi ofis malzemelerinin dahi hekimlere satıldığını belirten Dr. Kurban, bu şekilde şahsi olarak temin edilen ürünlerin daha sonra “kamu malı” olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Devletin bu temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını savunan Hekimsen Başkanı, özellikle yüksek maliyetli tıbbi cihazların alımının hekimler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Yeni yönetmeliklerle birlikte performans kriterlerinin ağırlaştırıldığını ve iş yükünün artırıldığını belirten Dr. Kurban, günlük 70-80, hatta bazı günlerde 100 hastaya bakılan yoğun bir tempoda, her hasta için öngörülen takip ve performans şartlarının yerine getirilmesinin pratikte imkansız olduğunu söyledi. Bu yeni kriterlerin iş yükünü yaklaşık %30 oranında artırdığını ve hedeflere ulaşılamaması durumunda maaşlardan %7’ye varan kesintiler yapıldığını aktardı.
Yönetmelik değişikliklerine karşı hukuki süreçlere de değinen Dr. Kurban, daha önce bazı maddelerin bilimsel dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle yargı tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Yeni düzenlemeler için de benzer bir hukuki yola başvuracaklarını ancak hak arama süreçlerinin sonuç verse bile uygulamada karşılık bulmakta zorlandığını belirtti.
Aile hekimliği bilgi sistemi konusunda da eleştirilerde bulunan Hekimsen Başkanı, Bakanlığın tek bir yazılım programını zorunlu hale getirmesinin hem hekimlerin tercih özgürlüğünü kısıtladığını hem de sektördeki bilişim çalışanları için işsizlik riski yarattığını vurguladı.
Genel tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uzm. Dr. Kurban, artan iş yükü, ekonomik baskılar ve hak kayıpları nedeniyle aile hekimlerinin ciddi bir tükenmişlik yaşadığını söyledi. Sistemin üzerindeki yükün insani sınırları aştığını ve sorunun yalnızca mesleki değil, aynı zamanda sosyal boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.