Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, 3 Mayıs Türkçülük Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkçülüğün ayrıştırıcı değil, birleştirici bir milli duruş olduğunu vurguladı. Yılmaz, bu özel günün sadece bir anma değil, aynı zamanda geçmişten geleceğe uzanan fikri bir sürekliliğin ifadesi olduğunu belirtti.
Türkçülüğün, bir milletin kendi özünü tanıması, diline sahip çıkması ve ortak değerler etrafında kenetlenmesi iradesi olduğunu ifade eden Yılmaz, bu anlayışın ayrıştırıcı değil, birleştirici bir nitelik taşıdığını söyledi. Ankara’nın milli mücadele yıllarında kazandığı ruhun, bu fikri zeminin en güçlü örneklerinden biri olduğunu hatırlatan Yılmaz, o yıllarda milletin ortak bir şuur etrafında birleşerek bağımsızlık iradesini güçlendirdiğini dile getirdi.
Yılmaz, mesajında milli mücadele döneminin önemli isimlerinden Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Türk düşünce hayatındaki yerine de değindi. Tanrıöver’i, “Bir Milletin Ruhunu Ayağa Kaldıran Hitabetin Adı” olarak tanımlayan Yılmaz, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda kürsüde bir milleti ayağa kaldıran, sözleriyle kararsızlığı cesarete dönüştüren büyük bir fikir ve dava adamı olduğunu belirtti. Tanrıöver’in sesiyle Ankara’nın milli mücadele ruhunun en güçlü yankılarından birini verdiğini ifade etti.
Tanrıöver’in anlayışında Türkçülüğün bir ayrılık değil, bir uyanış çağrısı olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu anlayışın bir milletin kendi ruhunu yeniden hatırlaması ve köklerinden güç alarak geleceğe yürümesi anlamına geldiğini söyledi. Tanrıöver’in Türkçülüğü dar kalıpların ötesinde, milleti bir arada tutan ortak değerler bütünü olarak gördüğünü ekledi.
Açıklamasının devamında milli mirasın korunmasına vurgu yapan Yılmaz, şunları kaydetti: “Milli Şuur Mirasını Yaşatmak, Gelecek Nesillere Karşı En Büyük Sorumluluğumuzdur.” Bugün kendilerine düşen sorumluluğun, Tanrıöver’in bıraktığı milli şuur mirasını yaşatmak, diline, kültürüne ve ortak değerlerine sahip çıkmak olduğunu belirtti.
Yılmaz, Hamdullah Suphi Tanrıöver’i rahmet, şükran ve saygıyla andığını ifade ederek, hatırası önünde eğildiğini ve bıraktığı fikri mirası yaşatma kararlılığını sürdürdüğünü dile getirdi. Bu vesileyle Türkçülük Günü’nün milli birlik ve beraberlik duygularının güçlenmesine, kültürel değerlerin korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına vesile olmasını temenni etti.