2023 seçimlerinin üzerinden uzun zaman geçti ama muhalefet hâlâ kaybolan umutların hesabını veremedi. Özellikle de Altılı Masa sürecinde yaşanan krizler ve CHP içindeki hatalar bugün daha net görülüyor. Ancak burada en büyük yanılgıyı yaşayanlar, Meral Akşener’in haklı olduğunu kabul etmeyenlerdi.
Şimdi dönüp bakıldığında, Akşener’in “Kazanacak aday” vurgusu bir kez daha anlam kazanıyor. O günlerde İmamoğlu ve Yavaş’ın adı etrafında birleşilmesi gerektiğini söyleyen Akşener, aslında seçimin kazanılması için mücadele ediyordu. Ancak CHP içindeki statüko, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını dayattı ve sonuç hepimizin malumu: Büyük bir yenilgi!
Bugün ise bambaşka bir tablo var. Kılıçdaroğlu gitti ama CHP hâlâ aynı hataları tekrarlıyor. Ekrem İmamoğlu, geç de olsa “değişim” diyerek yola çıktı. Ancak şu soruyu sormak gerekmez mi? Meral Akşener, ‘Hadi yiğitler sizlere güveniyoruz’ dediğinde neden ne İmamoğlu ne de Yavaş adaylık için öne çıktı? O gün susanlar, bugün konuşuyor ama iş işten geçti.
Siyaset, cesaret işidir. Zamanında inisiyatif alamayanlar, sonradan “Ben haklıydım” diyerek yol yürüyemez. Meral Akşener’in siyasetteki en büyük hatası belki de yanlış insanlara güvenmek oldu. Şimdi, yerel seçimlere gidilirken muhalefetin hâlâ ayakları yere basmıyor. Aynı hatalar, aynı tutarsızlıklar sürüyor.
Sonuç mu? Değişim artık sadece söylemde kaldı. Türkiye’de muhalefetin yeni bir yol açması için önce hatalarından ders alması lazım. Ama görünen o ki, bu saatten sonra hiçbir şey değişmeyecek!