Bosna Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin sembol ismi, merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, vefatının yıl dönümünde Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Gençlik Birimi ve Anadolu Mektebi iş birliğiyle düzenlenen özel bir panelle anıldı. 18 Ekim Pazar günü Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkezi Mehmet Âkif Divanı‘nda gerçekleştirilen programda, İzzetbegoviç’in hayatı, eserleri, mücadelesi ve günümüz dünyasına ışık tutan vizyonu derinlemesine ele alındı.
Programın açılış konuşmasını yapan ASBÜ Rektörü ve TYB Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Anadolu Mektebi Kurucusu Prof. Dr. Sami Güçlü‘nün selamlarını ileterek sözlerine başladı. Anadolu Mektebi’nin öncü isimlerin eserlerini külliyat halinde okumasının önemine vurgu yapan Arıcan, şunları kaydetti:
“Aliya’nın her bir sözü çok kıymetli. Anadolu Mektebi, gençlerimizin bu eserleri külliyat olarak okumasını, değerlendirmesini ve sunmasını sağlıyor; bu hayranlık uyandırıcı bir çalışma. Aliya’nın ‘Elimde imkân olsa Doğu’nun tüm derslerine eleştirel düşünme dersleri koyardım’ sözünü hatırlamak gerekir. Kendisi cumhurbaşkanlığını şartlar gereği üstlenmiştir; bu yüzden onu ‘bilge lider’ olarak nitelendirmeliyiz. Fikir ve edebiyat insanları yeri geldiğinde değerleri için en öne geçebilirler. O, Bosna halkının mağdur olmaması için öne çıkmıştır. Bizler de bugün gerektiğinde lider olabilmeli, inisiyatif alabilmeliyiz.”
Arıcan, İzzetbegoviç’in ‘bilge kral’ olarak anılmak istemediğini, cumhurbaşkanlığını zorunluluktan kabul ettiğini belirterek, onun gerçek kimliğinin ‘bilge lider’ olduğunu vurguladı.
Rumeysa Irmak‘ın oturum başkanlığını üstlendiği panelde; Kudret Sayın, Ali Anıl Şener, Nisanur Alkan ve Melike Akbudak bildirilerini sundu. Genç panelistler, Aliya İzzetbegoviç’in hayatını, eserlerini ve bağımsızlık yolundaki fikri ile siyasi mücadelesini farklı açılardan katılımcılara aktardı.
Yoğun katılımla gerçekleşen anma programının değerlendirme bölümünde ise Eyüp Beyhan ve Prof. Dr. Mustafa Orçan müzakereci olarak yer aldı.
Günümüzde genç olmanın zorluklarına değinen Prof. Dr. Orçan, gençlerin bu tür okumalarını takdirle karşıladığını belirtti. Orçan, Aliya İzzetbegoviç’in dünya sistemlerine yönelik eleştirilerini bizzat yaşayarak ortaya koyduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Aliya, dünya sistemlerine yönelik eleştirilerini bizzat yaşayarak ortaya koymuş bir liderdir. Bu yüzden diğer filozoflardan ayrılır. Hem dünyayı hem ahireti ele alan orta yolu tutmuştur. Ahlak ile hukuku birleştirmiş, hukuki olanın aynı zamanda helal olması gerektiğini savunarak adaleti vicdanda tesis etmek istemiştir.”
Süleyman Gündüz’ün benzetmesine atıfta bulunan Eyüp Beyhan, Aliya İzzetbegoviç’i “toplumun üzerine doğmuş bir ikindi güneşi” olarak tanımladı. Beyhan, Aliya’nın modern dünyada madde ve materyalizm arasına sıkışmadan, İslam’ın sunduğu ‘üçüncü bir yol’ ile sorunlara çözüm bulduğunu ifade etti.
“İkindi güneşi geliş açısıyla en güzel fotoğrafları verir. Aliya da modern dünyada madde ile materyalizm arasına sıkışmadan İslam’ın sunduğu ‘üçüncü bir yol’ ile sorunlara çözüm bulmuştur. İslam, insanın hem maddi hem manevi hayatını kapsar; Aliya’nın çözümleri de tam olarak bu yoldur.”