Ankara Bilim Üniversitesi, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Konferansı’na katılım gösterdi. Üniversitenin Kalite Koordinatörlüğü tarafından temsil edildiği etkinlikte, yükseköğretimde kalite güvencesinin geleceği ve yapay zekâ destekli kalite politikaları gibi kritik konular masaya yatırıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul’da 14-15 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen konferans, ana temasını “Dijital Dönüşüm Sürecinde Kalite Güvence Sistemleri ve Yapay Zekâ” olarak belirledi. Ankara Bilim Üniversitesi, bu önemli platformda kalite güvencesi ve akreditasyon alanındaki en güncel gelişmeleri ve başarılı uygulama örneklerini yakından takip etme fırsatı buldu.
Konferansın öne çıkan gündem maddelerinden biri, yapay zekânın yükseköğretimdeki kalite süreçlerine entegrasyonu oldu. Yapay zekânın eğitim-öğretim faaliyetleri, kurumsal karar alma mekanizmaları, veri analizi ve değerlendirme yöntemleri üzerindeki potansiyel etkileri, ulusal ve uluslararası düzeyde kapsamlı bir şekilde tartışıldı. Bu çerçevede, veri odaklı yönetim stratejileri, uluslararasılaşma çabaları, akreditasyon süreçleri ve dijital dönüşümün eğitimdeki yeri de değerlendirildi.
YÖKAK tarafından yapılan açıklamaya göre, konferans; kalite güvence kurumları temsilcileri, akademisyenler, üniversite yöneticileri ve sektör uzmanlarını bir araya getirerek önemli bir bilgi ve deneyim paylaşım platformu sundu. Etkinliğin dikkat çeken konuşmacılarından biri de ABD merkezli Council for Higher Education Accreditation (CHEA) Başkanı Dr. Nasser H. Paydar oldu. Paydar, yapay zekâ çağında kalite güvencesinin sürdürülebilirliği için insan değerlendirmesi, şeffaflık, adalet, etkin veri yönetimi ve hesap verebilirliğin vazgeçilmez unsurlar olduğuna vurgu yaptı.
Yükseköğretimde kalite güvencesi, üniversitelerin eğitim-öğretim, araştırma, yönetim ve toplumsal katkı gibi tüm faaliyetlerinin belirlenen standartlara uygunluğunun izlenmesi, değerlendirilmesi ve sürekli iyileştirilmesini içeren kapsamlı bir süreçtir. Akreditasyon ise bu sürecin somut bir çıktısı olarak, üniversitelerin veya belirli akademik programların belirlenen kalite ölçütlerini karşıladığının yetkili kurumlarca onaylanması anlamına gelir. Bu mekanizmalar, eğitim kalitesinin mevcut durumunu tespit etmenin ötesinde, sürekli gelişim için gerekli altyapıyı da oluşturmayı hedefler.