Anayasa Mahkemesi (AYM), e-ticaret platformlarının sorumluluklarına ilişkin emsal bir karara imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, tüketicilerin online alışverişlerde yaşadıkları mağduriyetlerde artık sadece satıcılara değil, aynı zamanda alışverişe aracılık eden platformlara karşı da hukuki yollara başvurabilmesinin önü açıldı. Bu önemli düzenleme, sektörün yeni kurallara uyum sağlaması için 9 aylık bir geçiş süreci sonrasında yürürlüğe girecek.
AYM’nin aldığı iptal kararı, Türkiye’de faaliyet gösteren büyük e-ticaret platformlarının hukuki sorumluluk alanını önemli ölçüde genişletiyor. Yeni dönemde, çevrimiçi alışverişlerde yaşanan ürün kusurları, ayıplı mallar veya dolandırıcılık gibi durumlarda, tüketiciler hem ürünü satan tarafı hem de bu satışı gerçekleştiren aracı platformu sorumlu tutabilecek. Daha önceki düzenlemelerde, e-ticaret platformları genellikle “sadece aracıyız” savunmasıyla hukuki süreçlerden sıyrılabilmekteydi. Ancak AYM’nin iptal kararıyla birlikte bu istisnai hükümler ortadan kalktı.
Mahkeme, iki temel kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Bunlardan ilki, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinde yer alan ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluğunu sınırlayan maddeydi. İkinci olarak ise Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesinde bulunan, platformların içerik ve ürün kaynaklı hukuka aykırılıklardan sorumlu tutulamayacağına ilişkin hüküm iptal edildi.
Bu yeni düzenleme, kusurlu ürün, ayıplı mal veya dolandırıcılık gibi durumlarda tüketicilerin başvurabileceği muhatap sayısını artırıyor. Böylece, tüketiciler hak arama süreçlerinde sadece satıcılarla değil, aynı zamanda ilgili e-ticaret platformlarıyla da muhatap olabilecek. Bu gelişmenin, tüketici haklarının daha güçlü bir şekilde korunmasını sağlaması ve çevrimiçi alışverişlerdeki güven ortamını artırması bekleniyor.
Anayasa Mahkemesi, iptal kararının hemen yürürlüğe girmemesi yönünde bir karar aldı. Bu sayede, e-ticaret sektörünün yeni yasal düzenlemelere tam olarak uyum sağlayabilmesi için 9 aylık bir hazırlık süresi tanındı. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra hukuki geçerlilik kazanacak.