Bahadır Bulut’tan Sert Çıkış: ‘Omurgasız ve Onursuz İnsan Rüzgar Gülü Gibidir’

Bahadır Bulut’tan Sert Çıkış: ‘Omurgasız ve Onursuz İnsan Rüzgar Gülü Gibidir’
Yayınlama: 05.08.2026
A+
A-

Spor yorumcusu Bahadır Bulut, kaleme aldığı ‘Omurgasız Ve Onursuz İnsan, Rüzgâr Gülü Gibidir’ başlıklı yazısında, ilkeli duruşun önemine vurgu yaptı. Bulut, ilkeleri olmayan insanların para, makam ve menfaat peşinde koşarak şartlara göre şekil aldığını belirtti.

İlkeli Duruşun Önemi

Bahadır Bulut, bir insanın karakterini ve kişiliğini oluşturanın sahip olduğu ilkeler olduğunu ifade ederek, kurumların başarısının yanı sıra ilkeli duruşunun, ahlakının ve adalet anlayışının da değerli kıldığını vurguladı. İnsanın kararlı duruşuyla saygınlık kazandığını belirten Bulut, şunları söyledi:

‘Nasıl ki insan bedenini ayakta tutan omurgaysa, insanın karakterini ve kişiliğini ayakta tutan da ilkeleridir. İlkeleri olmayan insanlar hiçbir zaman dimdik duramazlar. Para, makam, mevki ve menfaat uğruna eğilir, bükülür; şartlara ve güce göre şekil alırlar. Rüzgâr hangi yönden eserse oraya dönen bir rüzgâr gülü gibi yaşarlar.’

Omurgasızlığın Sonuçları

Omurgasız insanların hafızasının ve vicdanının zayıf olduğunu dile getiren Bulut, bu kişilerin olaylara göre savrulup durduğunu ve günü kurtarmaya çalıştığını belirtti. Kimlikleri ve kişilikleri sağlam temeller üzerine kurulmadığı için sadakat ve vefa duygusunu taşıyamadıklarını, tek bağlılıklarının kendi çıkarları olduğunu söyledi. Menfaatleri sona erdiğinde dün yanında olduklarına bugün sırt çevirmekten çekinmeyeceklerini, çünkü dostluklarının da ilkelerinin de çıkarları kadar olduğunu ekledi.

Haksızlık karşısında sessiz kalanların, gün gelip aynı haksızlığın mağduru olacaklarını belirten Bulut, o gün geldiğinde ne kendi içlerinden bir cesaret çıkarabileceklerini ne de yanlarında kendileri için ses yükseltecek insanlar bulabileceklerini ifade etti. Çünkü sessizliğin, çoğu zaman haksızlığa ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı.

Onurlu Yaşam ve Gerçek Özgürlük

Omurgasızlığın insanı önce kendi nefsine, ardından güce ve otoriteye esir ettiğini söyleyen Bulut, güç kimdeyse onun yanında saf tutanların aslında özgür bireyler değil, iradesini teslim etmiş kişiler olduğunu belirtti. Onurlu yaşamak yerine sürünmeyi tercih edenlerin, hiçbir zaman gerçek anlamda dik durmayı öğrenemeyeceğini ifade etti. En tehlikeli omurgasızlığın ise; gördüğü yanlışı bildiği hâlde susmak, zulme ve adaletsizliğe menfaati uğruna sessiz kalmak olduğunu söyledi. Vicdan sustuğunda insanın, kendi yanlışını bile doğru görmeye başlayacağını ekledi.

Bulut, onurunu kaybeden insanların çoğu zaman hatalarına bahaneler ürettiğini, her yanlışın arkasına bir mazeret sığınarak kendilerini haklı göstermeye çalıştıklarını ancak vicdan sustuğunda insanın kendi yanlışını bile doğru görmeye başlayacağını ve asıl tehlikenin de bu olduğunu belirtti.

Tarih Kimleri Yazıyor?

Tarihin, ilkeli duranları, adalet için mücadele edenleri ve gerektiğinde bedel ödeyenleri yazdığını hatırlatan Bahadır Bulut, kişiliksizliği, omurgasızlığı ve onursuzluğu ise unutulmaya mahkûm ettiğini söyledi. Çünkü toplumların, çıkarına göre yön değiştirenleri değil, karakteriyle iz bırakanları hatırladığını ifade etti. İlkesizliğin normalleştiği, menfaatin karakterin önüne geçtiği bir toplumda güvenin de adaletin de zayıfladığını belirten Bulut, bu nedenle her insanın önce kendi omurgasını, yani değerlerini koruması gerektiğini vurguladı. Çünkü onurun bir kez kaybedildiğinde yerine konulabilecek hiçbir makam, servet veya güç olmadığını sözlerine ekledi.

Bulut, yazısını ‘Esen kalın, sporla kalın.’ diyerek noktaladı.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı