Küresel gösterge Brent petrolü, haftaya önemli bir yükselişle başlayarak varil fiyatını 116 doların üzerine taşıdı. Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin tırmanması, uzmanlar tarafından petrol fiyatlarının daha da artabileceği yönünde uyarılara neden oluyor.
Gerilimin merkez üssü konumundaki Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin ciddi şekilde aksadığı bildiriliyor. İran’ın boğazı fiilen kapatma tehdidi, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Denizcilik istihbarat verilerine göre, normalde günde ortalama 120 geminin geçiş yaptığı boğazdan şu anda yalnızca 4 ila 5 gemi geçebiliyor. Pakistan ve Malezya ile yapılan özel anlaşmalar kapsamında sınırlı sayıda gemiye izin verilse de, boğazdaki trafik hacmi olağan seviyelerin oldukça altında seyrediyor.
28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 60’lık bir artış kaydedildi. Akaryakıt fiyatlarındaki bu yükselişin, İran’ın ABD’nin olası bir kara harekâtına karşı hazırlıklı olduğunu açıklamasının ardından ivme kazandığı belirtiliyor. Tahran yönetimi, bölgedeki ABD birliklerinin hedef alınabileceğini ve müttefiklerin misillemeyle karşılaşabileceğini duyurdu. Bu açıklamalar, İran destekli Husi milislerinin İsrail’e ilk füze saldırısı ve İsrail’in Güney Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesiyle birlikte küresel piyasalarda arz endişelerini zirveye taşıdı.
Enerji krizinin etkileri finans piyasalarına da sıçradı. Japonya’nın Nikkei 225 ve Güney Kore’nin KOSPI endeksleri, sabah saatlerinde yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın 6 Nisan’a kadar Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçmemesi durumunda ülkenin enerji altyapısının hedef alınabileceği yönünde sert bir uyarıda bulundu. Trump, Pakistan arabuluculuğunda bir çözüm ihtimalinin bulunduğunu ve anlaşmanın yakın olabileceğini belirtse de, Tahran yönetimi bu teklifi savaş tazminatı ve boğaz üzerindeki haklarının tanınması şartıyla reddetti.