Bursa’da düzenlenen bir etkinlikte, Sivas’ın Gürün ilçesinden İlçe Millî Eğitim Müdürü Muharrem Demir tarafından sunulan “Zekânın Yeni Boyutu mu? Çoklu Zekâ Kuramı Perspektifinden Umut Zekâsının Kavramsal Analizi” başlıklı bildiri, eğitim camiasında büyük ilgi gördü. Sunum, özellikle “Zeki ama çalışmıyor” şeklindeki yaygın algıya bilimsel bir açıklama getirmeyi hedefledi.
Muharrem Demir, bu ifadenin bir tembellik sorunu olmadığını, aksine zekânın doğru şekilde yönlendirilememesinden kaynaklandığını belirtti. Demir, “Umut zekâsı yeni bir zekâ türü değil; mevcut zekâ alanlarını harekete geçiren düzenleyici bir motordur.” diyerek, umut zekâsının mevcut potansiyeli ortaya çıkaran bir mekanizma olduğunu vurguladı.
Sunumda, umut kavramının yalnızca bir beklenti veya moral kaynağı olmadığı, aynı zamanda şu becerileri organize eden bir üst kapasite olarak tanımlandığı ifade edildi:
Demir, umut zekâsının düşünce, duygu ve davranış arasındaki bütünlüğü sağlayarak öğrenme sürecinin sürdürülebilirliğini artırdığını belirtti.
Etkinlikte ayrıca, Gürün’de hayata geçirilen “Gürün Okuyor, Okudukça Yazıyor” ve “Oku Da Gel” gibi projelerden bahsedildi. Bu projeler sayesinde okuma kültürünün artmasıyla öğrencilerde “yapabilirim” algısının güçlendiği, aktif katılım ve sebat etme davranışlarının olumlu yönde etkilendiği gözlemlendi.
Kongrede öne çıkan bu yaklaşım, eğitim çevrelerinde yeni bir tartışma başlattı: Başarı için zekâ tek başına yeterli mi, yoksa zekâyı sürdürülebilir performansa dönüştüren bir “umut kapasitesi” mi gerekiyor? Sunumun sonunda katılımcılar, umut zekâsının rehberlik hizmetlerinden sınıf içi uygulamalara kadar pek çok alanda değerlendirilebileceği konusunda hemfikir oldular. Eğitimde başarıyı yalnızca notlarla değil; hedef, irade ve sebat gibi unsurlarla birlikte düşünmeyi öneren bu yaklaşımın gelecekte daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.