ANKARA – BHA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Basın Bilgilendirme Toplantısı ve Bütçe Bağlama Töreni”nde, gelecek yılın ekonomik hedeflerini ve bütçe büyüklüklerini kamuoyuyla paylaştı. Yılmaz, “Dayanıklılık, refah ve dönüşüm” temalı bütçenin, üretim gücünü artırmayı ve kazanımları kalıcı sosyal refaha dönüştürmeyi amaçladığını belirtti.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde giderlerin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü açıklayan Yılmaz, bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 3,5, deprem harcamaları hariç tutulduğunda ise yüzde 2,8 olmasının beklendiğini bildirdi. Ekonomik büyüme beklentisine ilişkin olarak, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,7, 2026 yılında ise yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini hatırlatan Yılmaz, 2027 yılında büyümenin küresel ekonomik iyileşme ve dış talepteki toparlanmanın etkisiyle yüzde 4,2 seviyesine ulaşacağını tahmin ettiklerini ifade etti. 2027 yılında millî gelirin 111 trilyon liraya yükselmesi hedefleniyor.
İhracatta ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılması, markalaşmanın desteklenmesi ve yeşil ile dijital dönüşümün hızlandırılması yönündeki çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştıracak programlara devam edileceği kaydedildi. Hizmet ihracatındaki performansın korunmasıyla dış dengenin destekleneceği ve cari açığın 2027 yılında millî gelirin yüzde 2’sinin altına gerileyeceği öngörülüyor.
Ekonomi programının temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Yılmaz, dezenflasyon sürecinin para politikası, mali disiplin ve gelirler politikalarıyla destekleneceğini belirtti. Eylül ayında enflasyonun yüzde 30’un altına indiğini ve yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olduğunu açıklayan Yılmaz, 2027 yılı sonunda tüketici enflasyonunun yüzde 21’e gerilemesinin öngörüldüğünü, orta vadede ise kalıcı tek haneli enflasyonun hedeflendiğini bildirdi. Sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikaların da enflasyondaki düşüşü desteklemesi bekleniyor.
2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde en büyük payın eğitime ayrıldığını belirten Yılmaz, Millî Eğitim Bakanlığı için 2 trilyon 459 milyar lira, yükseköğretim kurumları için ise 872 milyar lira ödenek öngörüldüğünü söyledi. Toplam eğitim bütçesinin 3 trilyon 747 milyar liraya ulaşarak merkezi yönetim bütçesi içindeki payının yüzde 13,7 olacağı bildirildi. Sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar lira, sosyal yardım ve destekler için ise 1 trilyon 341 milyar lira kaynak ayrıldı. Vatandaşların enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla ayrılan kaynağın yüzde 62 artışla 605 milyar liraya yükseltileceği belirtildi. Sosyal harcamalara ayrılan toplam kaynak 3 trilyon 406 milyar liraya ulaştı.
Tarımın stratejik bir sektör olarak değerlendirildiğini ve 2027 yılı bütçesinde tarıma yönelik toplam 1 trilyon 305 milyar lira kaynak tahsis edildiğini açıklayan Yılmaz, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılmasının öncelikli hedefler arasında olduğunu söyledi. Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışların kamu harcamalarında ilave maliyet oluşturmasına rağmen bütçe disiplininin korunduğu ifade edildi.
2026 yılı bütçe açığı tahmini GSYH’nin yüzde 3,1’ine revize edildi. Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları için 2023-2026 döneminde güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira harcandığı ve 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak teslim edildiği bilgisi paylaşıldı. 2026 yılı sonunda bütçe açığının GSYH’ye oranının yüzde 3,1, deprem harcamaları hariç yüzde 2,3 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
2027 yılı vergi gelirleri beklentileri; gelir vergisinden 5 trilyon 533 milyar lira, kurumlar vergisinden 2 trilyon 223 milyar lira, özel tüketim vergisinden 3 trilyon 284 milyar lira ve katma değer vergisinden 5 trilyon 681 milyar lira olarak açıklandı. Gider dağılımında ise personel harcamaları 7 trilyon 117 milyar lira, cari transferler 10 trilyon 240 milyar lira ve faiz giderleri 3 trilyon 975 milyar lira olarak öngörüldü.
Kamuda tasarruf tedbirlerinin sürdürüldüğünü belirten Yılmaz, tasarruf tedbirleri kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının azaldığını belirtti. Kamu borç stokunun GSYH’ye oranının 2002’deki yüzde 71’in üzerinde seviyeden 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 22,3’e gerilediğini aktardı. Bütçe politikalarının fiyat istikrarı, mali disiplin, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sosyal refahın artırılması hedefleri doğrultusunda sürdürüleceği vurgulandı.