TİMBİR Başkanvekili Altıparmak’tan ‘Epstein Rejimi’ Eleştirisi: Küresel Çıkarlar ve Şantaj Ağı

TİMBİR Başkanvekili Altıparmak’tan ‘Epstein Rejimi’ Eleştirisi: Küresel Çıkarlar ve Şantaj Ağı
Yayınlama: 15.04.2026
A+
A-

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Başkanvekili ve Star gazetesi yazarı Cüneyd Altıparmak, küresel skandallarıyla bilinen Jeffrey Epstein üzerinden önemli eleştirilerde bulundu. Altıparmak, konunun yeterince ele alınmadığını ve sivil toplumun gerekli tepkiyi göstermediğini belirterek, “Epstein’in Kurduğu Dünya” paradigmasının neredeyse hiç konuşulmadığını vurguladı.

Geçtiğimiz hafta 24 TV’de katıldığı “Bu Ülke” programında Prof. Hasan Nuri Yaşar’ın tespitlerinden yola çıkan Altıparmak, Epstein skandalının ardındaki küresel düzeni ve bu düzenin işleyişini analiz etti. Programdan edindiği notları ve kendi tespitlerini paylaşan Altıparmak, günümüzdeki olayların uzun bir filmin son sahnesi gibi olduğunu ifade etti.

Epstein Rejimi’nin Üç Temel Ayağı

Altıparmak’a göre, 1980’lerden sonra ortaya çıkan ve “Yeni Dünya Düzeni” olarak adlandırılan sistem, aslında küresel çıkarların ortaklaştığı ve bireylerin şantajla kontrol edildiği bir “Epstein rejimi”dir. Bu küresel düzenin üç ana unsuru bulunmaktadır:

  • Milli parlamentoları aşan regülasyon kurumları
  • Yargı kurumlarının inzibat görevi üstlenmesi
  • Toplumsal ve siyasi alanı şekillendiren finansal sistem

Altıparmak, dünyada yaşanan soykırımların engellenememesinin nedenini, uluslararası sistemi yöneten elitlerin Epstein rejimi tarafından şantaja maruz kalmış olmalarına bağladı. Mevcut sistemde suçluluğun norm haline geldiğini ve elitlerin kendi kriminal yaşantılarını sürdürmek için tüm kurumları ele geçirdiğini belirtti. Modern hukuk sisteminin ise mağdur yerine suçluyu koruyan bir yapıya dönüştüğünü savundu.

Uluslararası Kurumlar ve Finansal Projeler

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi kurumların, finansal elitler tarafından dayatılan kuralları uygulayan bir “küresel zabıta” gibi çalıştığını öne süren Altıparmak, Merkez Bankaları’nın aslında kamu hizmeti maskesi altında özel bankaların oluşturduğu yapılar olduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği’ni ise barışçıl bir siyasi birlikten ziyade, kaynakları yönetmeye odaklı finansal bir proje olarak tanımladı.

Fransa’da elit kesimin pedofili suçlarından korunması için idam cezasının kaldırıldığı ve cinsel suçlarda rıza yaşının düşürülmesinin gündeme getirildiği örnekleri hatırlatan Altıparmak, Epstein’ın avukatlığını yapan Alan Dershowitz’in rıza yaşını düşürmek için makaleler yazmasının, akademinin kriminal amaçlarla nasıl kullanılabileceğinin ürkütücü bir göstergesi olduğunu belirtti. Ayrıca, 1946’da kurulan dünya düzenini, uluslararası hukuku manipüle eden siyonist bir rejim olarak nitelendirdi ve İslamofobi’nin kaynağının da bu düzen olduğunu iddia etti.

Pedofili ve Cinsel Yönelim Tartışmaları

Altıparmak, günümüzdeki cinsiyet, yönelim ve cinsel tercih tartışmalarının temelinde Epstein skandalının bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bir sonraki adımın pedofiliyi “cinsel yönelim” kapsamına almak olabileceği endişesini dile getiren Altıparmak, ABD’de bazı eyaletlerde çocukların kendi cinsiyet tercihlerini ifade etmeleri durumunda aileleriyle bağlarının kesilmesine kadar giden prosedürlerin devreye girdiğini belirtti. Bu durumun, çocuğa sadece cinsiyet anlamında tercih hakkı yüklemekle kalmayıp, ilerisi için bir basamak teşkil edebileceğini ve “neye ilgi duyulduğuna karışılmama” kültürünün inşasının son adımları olduğunu savundu.

Epstein Adası ve Hukuki Muamma

Epstein Adası’nın (Little Saint James) konumu itibarıyla “bir tür Guantanamo”yu andırdığını belirten Altıparmak, adanın ABD hukukunun yanı sıra kendi kurallarının da geçerli olduğu Karayipler’deki Virgin Adaları’nda yer aldığını söyledi. Adadaki çocuklarla ilgili düzenlemelere bakıldığında, 18 yaşından küçük birini fuhuşa teşvik eden veya aracılık yapan kişilere en az 2 yıl hapis cezası öngörüldüğünü ancak bu cezaların AB ve hatta bazı ABD eyaletlerindeki yasal düzenlemelerin çok altında kaldığını vurguladı.

Altıparmak, bu kadar belgeye rağmen adaya gelenler hakkında yargılama yapılmamasını, Epstein ile yapılan ve bildiklerini anlatması karşılığında ceza indirimi sağlayan anlaşmaya bağladı. Bu hukuki zemini tartışmalı mutabakatın, süreci daralttığını ve “davasızlık” halini oluşturduğunu belirten Altıparmak, hukukun burada adaleti sağlamak yerine bir koruma kalkanına dönüştüğünü ve ABD savcılığının “takipsizlik” kararı vererek adeta “üstünü kapatın” mesajı verdiğini ifade etti. Epstein’ın buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu ve karanlığa karşı kararlı olmak gerektiğini sözlerine ekledi.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı