Eğitimci Hayat Aras’tan Altay Keşfi: Efsanelerden Gerçeklere, Şeytan Parmağı’nın Gizemi

Eğitimci Hayat Aras’tan Altay Keşfi: Efsanelerden Gerçeklere, Şeytan Parmağı’nın Gizemi
Yayınlama: 17.08.2026
A+
A-

Eğitimci ve Türkolog Hayat Aras, Altay coğrafyasındaki deneyimlerini ve gözlemlerini kaleme aldığı yazısında, bölgenin mistik atmosferini ve yerel anlatıları bilimsel bir bakış açısıyla harmanlıyor. Aras, “Havasını soluduğum, toprağını adımladığım her coğrafyayı anlamlandırarak, dünün yalın gerçekleriyle keşfetmeyi seçerim. Bilimin soğuk nesnelliğine teslim olmadan önce, o toprağın insanlarının ortak hafızasına kulak veririm; bilirim ki rasyonel olanın tohumu tam da orada saklıdır,” diyerek, doğayı ve insan hafızasını merkeze alan bir keşif anlayışını benimsediğini belirtiyor. Altay’da da bu yöntemi izlediğini ifade eden Aras, yerel halktan dağlar, taşlar, sular ve canlılar hakkında söylenceler dinlediğini aktarıyor.

Şeytan Parmağı’nın Gizemi ve Söylenceler

Katun Irmağı kenarında Aya Gölü yakınlarındaki bir tepeye tırmanan Aras, Rusça “Şeytan Parmağı” (Çörtov Palets) olarak bilinen kaya oluşumunun etkileyici silüetiyle karşılaşıyor. Bu doğal yapının, Sibirya’nın sert koşulları ve nehir taşkınları tarafından yontulmuş bir ‘ostanets’ olduğunu belirten Aras, bu tür oluşumların Kapadokya ve Hasankeyf’teki benzerleriyle ortak bir jeolojik yazgıyı paylaştığını vurguluyor. Ancak Aras, bu bilimsel gerçekliğin ötesinde, bölgede anlatılan yerel söylencelere de kulak veriyor. En yaygın anlatılardan birinde, Altay topraklarını ele geçirmek isteyen dev Çerto ile genç savaşçı Kuyum arasındaki mücadele anlatılıyor. Kuyum’un atının Çerto’yu yenmesiyle canavarın bir parmağının taşa dönüştüğü rivayet ediliyor. Başka bir anlatı ise, bu dik yapıyı yeraltı hükümdarına bağlıyor.

Bu hikayelerin kökeninin kesin olarak bilinmediğini belirten Aras, bunları geçmiş inançların doğrudan kalıntıları olarak görmek yerine, günümüzde de yaşayan anlatılar olarak değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyor. Ancak yerli turistlere bu tepenin Altay dilindeki adını sorduğunda aldığı “Yok” yanıtı, Aras’ta sarsıcı bir aydınlanmaya yol açıyor: Bu toprağın eski insanlarının bilincinde bu tepeye ait özgün bir yer adı veya kutsallık bulunmuyordu. Aras, bu durumun Altay inanç sistemindeki kötülük anlayışının tek bir sembolle sınırlı olmamasıyla da örtüştüğünü belirtiyor. Bu nedenle, bölgedeki anlatıların ve isimlerin, 19. yüzyıl sonlarında yerleşen Rus göçmenler ve haritacılar tarafından kayanın şekline bakılarak oluşturulan modern kurgular olabileceği ihtimalini ortaya atıyor.

İnsanlığın Evrensel Anlam Arayışı

Aras, bu tür yapay anlatıların, insanın bilinmezlik karşısında doğayı anlamlandırma çabasının evrensel bir tezahürü olduğunu öne sürüyor. Dünyanın dört bir yanındaki benzer kaya oluşumlarının (Wyoming’deki Devils Tower, Rusya’daki Manpupuner sütunları) etrafında gelişen mitolojilere atıfta bulunarak, insanın görkemli doğa karşısında anlam arayışının ortak bir yansıması olduğunu vurguluyor. Bu arayışın, coğrafyaya şiirsel bir ruh katarken, aynı zamanda doğanın sırlarını henüz tam olarak kavrayamamış insan bilincinin bir ifadesi olduğunu belirtiyor.

Gençlerin Mücadelesi ve Dayanıklılık Sınavı

Tırmanış sırasında karşılaştığı bir grup çocuğun ve gencin ellerinde ağır taşlarla dik yamaçtan yukarı tırmanması, Aras’ın dikkatini çekiyor. Bu durumun, Altay’daki ‘Obo’ geleneğinden farklı olarak, bir dayanıklılık ve kondisyon çalışması olduğunu fark ediyor. Rus spor kamplarında eğitim gören bu gençlerin, doğal bir antrenman parkuru olarak kullanılan bu zorlu tepede kendi sınırlarını zorladıklarını gözlemliyor. Antrenörlerinin motivasyonu ve yönlendirmesiyle mücadele eden gençler, özellikle kilolu bir çocuğun zorlanmasına rağmen pes etmemesi, Aras’a “Kaybedenler, vazgeçenlerdir” sloganını hatırlatıyor. Bu sahne, Aras için Şeytan Parmağı’nın efsanelerindeki insan taşa dönüşürken, kendi karşılaştığı gençlerin elinde taşın güce dönüştüğü, doğanın masalsı dinginliği ile insan iradesinin zorlu sınavının kesiştiği unutulmaz bir sorgulama alanı haline geliyor.

Aras, bu deneyimin, doğanın en şefkatli masallarından biri olan atlı göletin huzuru ile insan eliyle yaratılan kurguların ve modern irade sınavlarının en canlı izinin buluştuğu, muazzam ve unutulmaz bir alan olduğunu ifade ediyor.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı