Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, hem iç hem de dış gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, Kosova’yı yenerek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, “Bizim Çocuklar”a başarılar diledi. Ramazan Bayramı ve Nevruz Bayramı vesilesiyle de mesaj veren Cumhurbaşkanı, 86 milyonun kardeşlik ve kader ortaklığı içinde hareket etmesinin önemini vurguladı.
Ana muhalefetin kendisini ve AK Parti’yi hedef alan saldırgan söylemlerine değinen Erdoğan, siyasi nezaket sınırlarını aşan bu tür açıklamalara karşı bugüne kadar ölçülü bir tavır sergilediklerini belirtti. “Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımız ötesinde füzeler uçarken bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk.” diyen Erdoğan, bu tavrın zayıflıktan değil, siyasi edep anlayışından kaynaklandığını ifade etti. AK Parti’nin 23 yıldır ülkeye hizmet etmeye odaklandığını ve Türkiye’yi küresel bir oyuncu haline getirme mücadelesi verdiğini söyledi. Muhalefetin oluşturduğu “sanal gündemlere” kapılmadan Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini kaydetti.
Konuşmasında teknoloji alanındaki gelişmelere de yer veren Erdoğan, Türkiye’nin dün itibarıyla 5G teknolojisiyle tanıştığını duyurdu. Bu gelişmenin ülkenin rekabet gücünü artıracağını ve haberleşme altyapısında önemli bir sıçrama sağlayacağını belirtti. Erdoğan, “4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı olan 5G teknolojisi Türkiye’de aşamalı olarak yaygınlaşacak. İki yıl içinde ülkemizin her bir noktasına ileteceğiz.” dedi.
Türk milletinin siyasi değerlendirme yapabilecek ferasete sahip olduğunu belirten Erdoğan, vatandaşların samimiyet ile siyasi gösteri arasındaki farkı net bir şekilde gördüğünü söyledi. Ana muhalefetin Ramazan ayında da sürdürdüğü sert üslubun toplum tarafından dikkatle izlendiğini ve siyaset kurumuna zarar verdiğini savundu. Erdoğan, “Öfkenin, nefretin ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. Yolsuzluk yapan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’de kimsenin yolsuzluk yapma ayrıcalığı yoktur. Çalanın, soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kaldı.” dedi. Tek beklentilerinin adil ve tarafsız bir yargılama sonucunda gerçeklerin ortaya çıkması olduğunu belirtti.
Konuşmasının son bölümünde bölgedeki gelişmelere değinen Erdoğan, 28 Şubat’ta başlayan savaşın tehlike seviyesini artırarak sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin önceliğinin ülkeyi tehlikelerden uzak tutmak olduğunu belirten Erdoğan, gelişmeleri dengeli ve rasyonel bir zeminde yönettiklerini ifade etti. Türkiye’nin temel yaklaşımının akan kanın durması, silahların susması ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi olduğunu dile getirdi. Erdoğan, mevcut savaşın birinci sorumlusunun İsrail olduğunu belirterek, “İnsanlığın sıkıştığı bu kapandan kurtulmak diyalog ve diplomasidir. Akıl ve vicdan bunu gerektirir.” ifadeleriyle Türkiye’nin barış için mücadele etmeyi sürdüreceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’ye yönelik eleştirilerinde Türkiye’nin darbe geçmişine atıfta bulunarak, “Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, iktidar partisine çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefet dahil kimsenin hakkı da haddi de değildir.” dedi. CHP’nin Türkiye’deki darbelerle ilişkili bir siyasi çizgi izlediğini öne süren Erdoğan, “Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz. 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı CHP ideolojisidir.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Darbecilik CHP’nin karakteri ve kimliğidir.” diyerek CHP’nin birçok kritik süreçte yanlış pozisyon aldığını savundu.