Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan küçük esnaf, son yıllarda giderek artan mali baskılar, vergi yükü ve denetim politikalarıyla zor günler geçiriyor. Son olarak, Maliye Bakanlığı’nın küçük esnafa yönelik mesai saatleri içinde görevli memur tayin etmesi, “Devlet küçük esnafına güvenmiyor mu?” sorusunu gündeme getirdi. Büyük şirketlerin vergi borçları silinirken, küçük esnafın didik didik incelenmesi ve cezalarla boğulması, adalet duygusunu zedeleyen bir durum haline geldi.
Bugün Türkiye’de faaliyet gösteren küçük esnaf, ekonomik darboğazda var olma savaşı veriyor. Kiralar, enerji maliyetleri, tedarik zinciri sıkıntıları ve enflasyonla mücadele eden esnaf, bir de vergi denetimleriyle baskı altına alınıyor. Devletin bu süreçte esnafa destek olması gerekirken, onlara yeni cezalar ve bürokratik engeller çıkarması ciddi bir sorundur.
ESNAF NE KADAR KAZANIYOR, NE KADAR KÂR EDİYOR?
Birçok küçük esnaf günlük kazancıyla sadece işletmesini döndürmeye çalışıyor. Çay ocağından berbere, bakkaldan tamirciye kadar birçok esnafın giderleri kazançlarının büyük bir bölümünü tüketiyor. Ortalama bir esnafın kâr marjı yüzde 10-15 seviyelerinde seyrederken, bazı sektörlerde bu oran yüzde 5’in altına bile düşebiliyor.
Örneğin:
Bir bakkal günlük 3.000 TL ciro yapsa, bunun yaklaşık 2.500 TL’si tedarik maliyetine, kira, SGK primi, elektrik, su gibi giderlere gidiyor. Geriye kalan 500 TL ise brüt kazanç. Ama bundan da vergi, muhasebe ücreti ve diğer giderler düşünce çoğu esnaf, sadece günü kurtaracak bir kazançla yaşam mücadelesi veriyor.
Küçük bir tamirhane, ayda 100.000 TL ciro yapsa bile, malzeme maliyeti, işçilik ve giderler sonrası elinde 10-15 bin TL arası bir kâr kalıyor. Ancak vergi ve ek maliyetler devreye girince bu rakam daha da azalıyor.
Bu şartlarda, büyük şirketlerin vergi borçları silinirken, küçük esnafın vergilerle ve denetim baskısıyla ezilmesi büyük bir adaletsizliktir.
BÜYÜK ŞİRKETLER VERGİ AFFIYLA RAHATLARKEN KÜÇÜK ESNAF NE YAPSIN?
Son yıllarda birçok büyük holding ve şirketin vergi borçlarının silindiği veya yapılandırıldığı kamuoyuna yansıdı. Özellikle:
Cengiz Holding, Kolin, Limak, Yıldırım Holding ve Demirören gibi şirketlerin milyarlarca liralık vergi borçlarının silindiği ya da yeniden yapılandırıldığı iddiaları var.
Ancak küçük esnaf, en ufak bir gecikmede cezalarla karşı karşıya kalıyor. Birkaç bin liralık borcunu ödeyemeyen bir esnafın dükkanına haciz gelirken, büyük şirketlerin bu yükten muaf tutulması adalet duygusunu sarsıyor.
Eğer büyük şirketlere vergi affı uygulanabiliyorsa, küçük esnafa da aynı kolaylık sağlanmalıdır. Hatta devletin, küçük esnafı destekleyici adımlar atması, onların ayakta kalmasını sağlaması gerekiyor.
ÇÖZÜM: SİCİL AF VE YENİ BİR EKONOMİK YOL HARİTASI
Ekonomik krizin giderek derinleştiği bu dönemde, devletin yapması gereken en önemli şeylerden biri, Sivil Af getirmektir. Bu kapsamda öneriler şunlardır:
Vergi, SGK, BAĞ-KUR prim borçları, krediler ve cezalar dahil olmak üzere küçük esnafın tüm borçları bir defaya mahsus olmak üzere silinmeli.
Ancak bu af bir daha tekrarlanmamalı. Böylece hem esnaf rahat bir nefes alır hem de devlet, gelecekte daha sağlıklı bir vergi düzeni kurabilir.
Büyük şirketlere sağlanan teşvikler, kredi ertelemeleri ve aflar, küçük esnafa da uygulanmalıdır.
Vergi denetimleri ve cezalar, küçük işletmelere orantısız şekilde uygulanmamalıdır.
Esnafın kira ve enerji maliyetlerini düşüren özel destek programları oluşturulmalıdır.
Esnaf kredilerinde faiz oranları düşürülmeli ve geri ödemeler esnetilmelidir.
Küçük esnafa yönelik denetimler makul seviyeye çekilmeli, büyük şirketler de aynı oranda denetlenmelidir.
Vergi kaçakçılığıyla mücadele edilirken, küçük esnafın gereksiz yere baskı altına alınması önlenmelidir.
SONUÇ: ARTIK YETER, DEVLET ESNAFIN YANINDA OLMALI!
Küçük esnaf, Türkiye ekonomisinin temel direğidir. Onlar olmadan mahalle kültürü, ticaretin doğal akışı ve sosyal denge kaybolur. Büyük şirketler, vergi afları ve teşviklerle rahatlatılırken, küçük esnafın cezalar ve baskılarla ezilmesi kabul edilemez.
Bu yüzden, Sicil Af gibi köklü bir çözüm önerisiyle esnafın üzerindeki yük hafifletilmeli, devlete olan güven yeniden tesis edilmelidir. Tek seferlik büyük bir temizlik yaparak, herkesin defterini sıfırlayıp, yeni bir sayfa açması sağlanmalıdır. Eğer büyük şirketler için af mümkünse, küçük esnaf için de mümkündür!
Adalet ancak herkes için uygulanırsa adil olur. Devlet, halkının yanında olduğunu göstermeli ve küçük esnafın da bu ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu kabul etmelidir. Artık esnaf için gerçekçi ve kalıcı çözümler üretilmelidir!