Hayat Aras’tan Novosibirsk İzlenimleri: Güven ve Ortak Kültürün Simgesi

Hayat Aras’tan Novosibirsk İzlenimleri: Güven ve Ortak Kültürün Simgesi
Yayınlama: 22.07.2026
A+
A-

Eğitimci ve Türkolog Hayat Aras, “Altay’dan Anadolu’ya Bitikler” adlı gezi yazısı dizisinin ikinci bölümünde, Rusya’nın Sibirya bölgesindeki Novosibirsk’e yaptığı ziyarete dair izlenimlerini paylaştı. Aras, bu bölümde şehirdeki güven duygusunu ve ortak kültürel bağları ön plana çıkardı.

Novosibirsk’e Varış ve İlk İzlenimler

Aras, daha önce de birçok kez ziyaret ettiği Novosibirsk’e gece saatlerinde vardığında, beklediği dondurucu ayaz yerine temmuz ayının ılık yaz serinliğiyle karşılaştığını belirtti. Şehrin, sarı sokak lambaları ve neon ışıklarla aydınlanmış devasa bir mühendislik anıtına benzediğini ifade eden Aras, Moskova’nın yaklaşık 3.300 kilometre doğusunda yer alan bu metropolde zamanın adeta durduğunu hissettiğini aktardı.

Ertesi sabah Altay’a yapacağı uçuş öncesinde, Sibirya’nın kalbini solumak için kısıtlı bir zamanı olduğunu belirten Aras, Tolmachevo Havalimanı’ndan çıkarken karşılaştığı derin kozmopolit iklimin gurbeti sılaya çevirdiğini vurguladı. Havalimanı çalışanlarının ve taksicilerin çoğunlukla Özbek, Kazak ve Kırgız olması, Aras’ın kendi anadilinde iletişim kurmasını sağlayarak memnuniyet verici bir bağ oluşturdu.

Güven Köprüsü: Tanıdık Sözcükler ve Konukseverlik

Şehir merkezinde buluşacağı arkadaşına ulaşmak için Özbek bir taksiciyle sohbet eden Aras, kelimelerin köprü kurduğunu ve gönüllerin birleştiğini dile getirdi. Yolculuk sırasında Türklerin hesapsız ve köklü konukseverliğini hissettiğini belirten Aras, ağır çantalarıyla yorulmaması ve zamanını verimli kullanması için taksicilerin kendisini havalimanına bırakacakları saatte tam o noktadan almayı teklif ettiklerini anlattı. Kendilerine güvenmeleri için cep telefonlarını çekinmeden verdiklerini ifade eden Aras, bu emanete karşılık emanet bırakmanın verdiği güvenle araçtan indiklerini söyledi.

Sibirya’nın Şikago’su: Hızlı Büyüme ve Kültürel Zenginlik

Zamanını en verimli şekilde kullanmaya karar veren Aras, kurulduktan sadece 70 yıl sonra 1 milyon nüfusa ulaşarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren ve “Sibirya’nın Şikago’su” olarak anılan bu genç metropolün sokaklarında dolaştı. Moskova ve Leningrad’dan sonra Rusya’nın üçüncü büyük şehri olan Novosibirsk’in, yaklaşık 1.6 milyonluk nüfusuyla Sibirya’nın en kalabalık merkezi olduğunu belirtti.

Temelleri 1893’te atılan ve başlangıçta “Yeni Nikolay” anlamına gelen Novonikolayevsk olarak bilinen şehrin, 1926’da “Yeni Sibirya” anlamına gelen Novosibirsk adını aldığını aktaran Aras, bu dönüşümün en görkemli şahidinin kentin kalbinde yükselen büyük tiyatro olduğunu vurguladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında hipnotizör Wolf Messing’in sahne aldığı bu opera binasının, insan aklının Sibirya’nın ortasında kurduğu en büyük kültürel kale olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Şehrin sokaklarının, genç yaşta hayatını kaybeden şarkıcı Yanka Dyagileva’nın hüzünlü ezgilerini fısıldadığını belirten Aras, neo-Bizans tarzındaki Aleksandr Nevski Katedrali’nin altın kubbelerinin gece karanlığında göz kamaştırdığını anlattı. Sokakların temizliği karşısında duyduğu hayranlığı dile getiren Aras, yolları yıkayan kamyonun görüntüsüyle çocukluğunun saf yaz günlerine geri döndüğünü söyledi.

Ulaşım ve Coğrafi Yapı

Kışın dondurucu ayazında rayların donmasını engellemek için tasarlanmış, 2.145 metre uzunluğundaki dünyanın en uzun kapalı metro köprüsünün, şehrin gerdanında çelik bir gerdanlık gibi uzandığını gözlemlediğini belirten Aras, Ob Nehri’nin siyah sularının gökyüzünün tüm yıldızlarını sakladığını ifade etti.

Coğrafi tanımları değişkenlik gösteren ve batıda Ural Dağları’ndan doğuda Pasifik kıyılarına, güneyde Moğolistan, Kazakistan ve Çin’e kadar uzanan bu topraklarda yaklaşık 30 milyon kişinin yaşadığını aktardı. Bu bölgenin sadece Rusların değil, aynı zamanda Yakut/Saha, Tuva, Altay, Şor, Teleüt, Telengit, Tofalar, Hakas, Karagas ve Çulım gibi eski Türk halklarının da yurdu olduğunu vurguladı. Bu halkların zorlayıcı koşullara rağmen zengin sözlü kültürlerini koruyarak günümüze kadar ulaştırdığını belirtti.

Vedalaşma ve Gelecek Planları

Akademik ve kültürel gezisinin kısa sürdüğünü belirten Aras, sabaha karşı söz verilen saatte kendisini almaya gelen taksicilerle yeniden havalimanına ulaştığını söyledi. Tolmachevo’dan kalkacak kısa uçuşla asıl rotasına devam etmeden önce, bir Sibirya gecesinde kardeş bir elin uzattığı telefonun, “biz olmanın” en saf senedi olarak hafızasına kazındığını dile getirdi.

Novosibirsk’ten uzaklaşmadan önce Omsk, Barnaul, İrkutsk, Tümen, Ulan-Üde, Yakutsk ve Kızıl gibi diğer Sibirya merkezlerini düşündüğünü belirten Aras, en çok Asya’nın merkezi Kızıl’daki Ene-Say (Yenisey) Nehri’nin yanında takılı kaldığını ifade etti. Gece yarısı yaptığı bu hızlı turda gördüğü her şeyin, doğanın genişliğine karşı insan aklının, çeliğin, elektriğin ve betonun kurduğu görkemli bir medeniyet meydan okuması olduğunu söyleyen Aras, birkaç saatlik bu deneyimin ardından Novosibirsk’in kendisini Altaylar’a uğurlamaya hazırlandığını sözlerine ekledi.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı