ANKARA – BHA
Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 2025 yılı bordro vergi kesintisi yükü verilerini mercek altına alarak Türkiye’deki ücretli çalışanların maaşlarından yapılan kesintilere dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Kurban, Türkiye’de bordrolardaki kesinti yükünün sadece gelir vergisiyle açıklanamayacağını, sosyal güvenlik primlerinin de bu yükü önemli ölçüde artırdığını belirtti.
OECD verilerine göre, çocuksuz ve bekar, ortalama ücretli bir çalışanın Türkiye’deki bordrosunda toplam vergi ve SGK kesinti yükü yüzde 40,3 olarak kaydedildi. Bu oran, OECD ortalaması olan yüzde 35,1’in üzerinde yer alarak Türkiye’yi listede üst sıralara taşıyor.
Uzm. Dr. Adil Kurban, bu tablonun ücretler üzerindeki baskının sadece gelir vergisinden kaynaklanmadığını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
Kurban, bu dağılıma dikkat çekerek, “Dolayısıyla sorun yalnızca vergi politikası değil; SGK prim yapısı da ücret üzerindeki baskının temel unsurlarından biridir,” dedi.
Asıl çarpıcı tablonun iki çocuklu ve tek gelirli ailelerde ortaya çıktığını belirten Kurban, Türkiye’nin bu kategoride yüzde 40,3’lük kesinti yükü ile OECD ülkeleri arasında birinci sırada yer aldığını açıkladı. OECD ülkelerinin çoğunda çocuklu ailelere vergi ve prim avantajları sunulurken, Türkiye’de bu etkinin neredeyse hiç görülmediğini ifade etti.
Kurban, durumu şöyle özetledi: “OECD ortalamasında çocuksuz çalışanda yüzde 35,1 olan yük, iki çocuklu tek gelirli ailede yüzde 26,2’ye düşüyor. Yani OECD ülkeleri ailelere yaklaşık 8,9 puanlık bir nefes alanı açarken, Türkiye’de aileye bordroda anlamlı bir destek sunulmuyor.”
Hekimsen Genel Başkanı, Türkiye’deki aile politikalarının sadece izin süreleri üzerinden tartışılmasının eksik olduğunu ve ekonomik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Kurban, “Ebeveynlerin cebine doğrudan yansımayan hiçbir düzenleme tek başına yeterli değildir. Günümüz ekonomik koşullarında aile dostu vergi sistemi artık tercih değil, zorunluluktur,” diye konuştu.
Çocuklu aile ile çocuksuz çalışanın aynı bordro yüküne tabi tutulmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirten Kurban, ailelerin ekonomik olarak desteklenmediği ve yüksek vergi-prim yükü altında bırakıldığı bir sistemde sürdürülebilir nüfus politikasından ve adil gelir dağılımından söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Uzm. Dr. Adil Kurban, sürdürülebilir nüfus politikası, aile ekonomisinin korunması ve vergi adaletinin sağlanması için şu somut düzenlemeleri talep etti:
Kurban, açıklamasını, “Bordrolu çalışan yalnız bırakılmamalıdır. Aileyi koruyan, çalışanı destekleyen, çocuk sahibi olmayı cezalandırmayıp teşvik eden adil bir bordro sistemi kurulmalıdır,” sözleriyle tamamladı.