Bölgesel çatışmaların üçüncü haftasında, İran ve İsrail arasındaki gerilim enerji piyasalarını derinden etkilemeye devam ediyor. Günlük ekonomik kayıpların yaklaşık 2,3 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası saldırıları ve İran’ın misilleme tehditleri, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, lojistik ve ticaret başta olmak üzere birçok sektörde ciddi yavaşlamalara neden oldu.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, bölgedeki günlük 25,1 milyon varil petrol ihracatı, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim nedeniyle 9,7 milyon varile geriledi. Bu durum, modern tarihin en büyük arz kesintilerinden biri olarak değerlendiriliyor. Enerji sevkiyatının %25‘inden fazlasının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir kriz, Çin ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomilerinin enerji ihtiyacının %44‘ünü riske atıyor. Petrol arzındaki yaklaşık 15 milyon varillik kesinti, küresel enerji güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener’in açıkladığı rakamlara göre, Körfez ülkeleri ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya:
Irak’ın petrol ihracatı da günlük 4,2 milyon varilden 1,2 milyon varile gerileyerek yaklaşık 300 milyon dolarlık bir ekonomik kayba yol açtı.
Körfez ülkelerinin büyük çoğunluğu petrol ihracatı için Hürmüz Boğazı’na bağımlı durumda. Katar, Kuveyt ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını bu güzergah üzerinden gerçekleştiriyor. Suudi Arabistan, BAE ve Irak ise boru hatları aracılığıyla ihracatlarının bir kısmını Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan yapabiliyor. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı günlük 5 milyon varil, BAE’nin Abu Dabi-Füceyre hattı ise günlük 1,5 milyon varil kapasiteye sahip. Irak da Kerkük-Ceyhan Boru Hattı üzerinden ihracatını sürdürebiliyor. Ancak bu boru hatlarının kapasiteleri, Hürmüz Boğazı’ndan geçen toplam petrol miktarını karşılamaktan uzak.