Bursa’nın İnegöl ilçesinde, Uludağ Gazoz firmasının Paşa Çayırı Yaylası’nda hayata geçirmeyi planladığı derin su kuyusu projesi, bölge halkı ve çiftçiler arasında büyük bir infiale neden oldu. İnegöl Ziraat Odası’nın öncülüğünde bir araya gelen muhtarlar, tarımsal sulama kooperatifleri temsilcileri ve üreticiler, projenin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerine dikkat çekerek ortak bir duruş sergiledi.
İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, projenin uygulanmak istendiği bölgenin sadece yerel bir alanı değil, tüm İnegöl tarımını doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Çelik, “Turgutalp, Fevziye, Elmaçayır, Süle, Paşaören, Kayapınar ve Doğanyurdu köylerimiz başta olmak üzere, bu havzada yer alan tüm kırsal yerleşim alanlarımız İnegöl’ün meyvecilikte, hayvancılıkta ve nitelikli tarımda en yüksek katma değeri üreten bölgeleridir. Bu dağlık havzadan doğan her bir damla su, tüm İnegöl Ovası’nı besleyen yer altı ve yer üstü su rezervlerinin ana kaynağıdır. Planlanan bu kuyu projesi sonrası su yataklarının yönü değişecek, yer altı su tablaları çökecek ve İnegöl Ovası’nın tarımsal sulama kapasitesi tamamen yok olacaktır,” ifadeleriyle tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
Küresel ısınma ve kuraklık etkilerinin giderek arttığı bir dönemde, tarımsal sulama kaynaklarının ticari amaçlarla kullanılmasının çiftçileri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini belirten Çelik, toprakları ve su kaynaklarını korumanın anayasal bir hak ve ödev olduğunu hatırlattı. Anayasa’nın 56. maddesi ve 5403 sayılı kanuna atıfta bulunan Çelik, ekonomik kazanç uğruna geleceğin karartılamayacağını ve tarımsal üretimin kesintiye uğramasının gıda krizini tetikleyebileceğini vurguladı. “Birkaç yıllık ekonomik kazanç uğruna, telafisi imkânsız bir yıkıma feda edilemeyiz. Bu havzadaki suyun azalması; üretilen ürünlerin kuruması, çiftçimizin iflas etmesi ve İnegöl halkının gelecekte içecek temiz su bulamaması demektir. Tarım biterse hayat biter!”
İnegöl Ziraat Odası, bölge halkı ve çiftçilerle birlikte su kaynaklarını korumak adına her türlü hukuki ve demokratik mücadeleyi vermeye hazır olduklarını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumlara seslenen Sezai Çelik, projenin tamamen iptal edilmesi çağrısında bulundu. Halkın ve çiftçinin sesine kulak verilmesi gerektiğini belirten Çelik, “Toprağımızın üstü, altındaki her türlü rant projesinden çok daha değerlidir. Sürecin hem hukuki alanda hem de meydanlarda sonuna kadar takipçisi olacağız,” diyerek kararlılıklarını dile getirdi.