Türkiye ekonomisinin üretim, yatırım ve ihracat odaklı büyüme stratejisi, kadınların artan ekonomik katılımıyla birlikte önemli bir ivme kazandı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, kadınların özellikle ihracat alanındaki etkinliğinin, hem büyümenin kalitesini yükselttiği hem de kapsayıcı kalkınma hedeflerine ulaşılmasında kritik bir rol oynadığı vurgulandı.
Kadınların ihracatçı firmalardaki istihdam oranı yıllar içinde dikkat çekici bir artış gösterdi. 2013’te %24 seviyesinde olan bu oran, 2025 itibarıyla %29,5‘e yükselerek kadınların dış ticaretteki aktif rolünü pekiştirdi. Kadın çalışanların toplam ihracattaki payı ise %23,5‘e ulaştı.
Kadınların katkısı, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatında daha da belirginleşti. Bu alandaki katkı, 2013 yılına kıyasla %176’lık bir artışla 22,2 milyar dolara ulaştı. Bu durum, kadınların inovasyon ve yüksek katma değerli üretim süreçlerindeki artan gücünü gözler önüne seriyor.
Kadınların ihracattaki etkisi sadece çalışan düzeyinde sınırlı kalmadı. Yönetici ve sermaye sahibi kadınların ihracata katkısı da önemli bir büyüme kaydetti. Bu katkı, 2025 itibarıyla %72 artarak 29,6 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar, kadınların iş dünyasındaki liderlik ve girişimcilik potansiyelinin ihracata doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Bakanlık, bu çalışmanın mevcut ekonomik tabloyu ortaya koymanın yanı sıra, gelecekteki politika geliştirme süreçleri için de sağlam bir veri altyapısı sunduğunu belirtti. Kadınların girişimcilik ekosistemine daha fazla entegre edilmesi ve ihracat süreçlerinde daha aktif rol almalarının sağlanması, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında kilit öneme sahip.