Türkiye’de son yıllarda kamu ihaleleri, büyük projeler ve stratejik yatırımlar giderek daha fazla tartışma konusu haline geliyor. Özellikle yabancı sermayeli şirketlerin, çok uluslu ortak girişimlerin ve yabancı konsorsiyumların Türkiye’de kritik projeleri kazanması, yerli firmaların neden geri planda kaldığı sorusunu gündeme getiriyor.
Son olarak MOI Ortak Girişim Grubu adı altında bir şirketin önemli bir ihaleyi kazandığı belirtiliyor. Peki bu firma kime ait? Türkiye’de hangi projeyi kazandı ve bu süreç nasıl gelişti? Daha da önemlisi, neden Türk firmaları bu ihaleyi kazanamadı? Bu soruların cevabını ararken, ülkemizin sanayicilerini, müteahhitlerini ve iş dünyasını da mercek altına almamız gerekiyor.
MOI Ortak Girişim Grubu Kimdir?
MOI Ortak Girişim Grubu hakkında net bilgiler kamuoyunda kısıtlı olsa da, bu tür ortak girişimlerin genellikle uluslararası yatırımcılar, büyük fonlar ve çok uluslu şirketler tarafından oluşturulan konsorsiyumlar olduğu biliniyor. Türkiye’de altyapı, inşaat, enerji, savunma sanayi ve teknoloji gibi kritik sektörlerdeki ihalelerde sıkça bu tarz gruplar ön plana çıkıyor.
Bu ortak girişimler genellikle yerel taşeronlar ve danışmanlar ile iş birliği yaparak, Türkiye’deki mevzuata uyum sağlayarak projelere dahil oluyorlar. Ancak ana karar mercileri ve büyük sermaye, çoğu zaman yabancı kaynaklardan geliyor.
Türk Firmaları Neden Kazanamadı?
Yabancı Şirketlerin Türkiye’deki Artan Etkisi
Bugün sadece inşaat sektöründe değil, savunma sanayi, enerji, teknoloji, ulaşım ve lojistik gibi alanlarda da yabancı firmalar kritik projeleri üstleniyor.
Örnekler:
Türk Telekom’un Satışı: Bir dönem Lübnan merkezli bir gruba devredilen şirket, finansal krizlerle geri alınmak zorunda kaldı.
Maden ve Enerji Projeleri: Türkiye’deki birçok doğalgaz ve maden sahasında yabancı ortaklıklar söz sahibi.
Bu süreçlerin bir kısmı Türkiye’ye yabancı yatırım çekme amacı taşısa da, yerli şirketlerin giderek daha az pay alması önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
“Babayiğit”ler Nerede?
Türkiye’de büyük projeleri üstlenecek, küresel çapta rekabet edecek “babayiğit” iş insanları ve şirketler elbette var. Ancak bunların uluslararası arenada daha güçlü olması, finansmana erişim, inovasyon, Ar-Ge ve küresel ortaklıklar konusunda daha cesur adımlar atması gerekiyor.
Birkaç örnek:
TOGG: Türkiye’nin otomobil girişimi, devlet desteğiyle küresel bir oyuncu olmaya çalışıyor.
Savunma Sanayi: ASELSAN, ROKETSAN ve Baykar gibi şirketler uluslararası başarı yakalıyor.
Yerli İnşaat Devleri: Rönesans, Limak, Kolin, Makyol gibi firmalar yurt dışında dev projeler alıyor ancak Türkiye’de bazen geri planda kalıyor.
Türkiye’nin Kendi Şirketlerini Desteklemesi Şart!
Türkiye’nin kendi yerli sanayicisini, mühendisini ve girişimcisini desteklemesi gerekiyor. Bunun için:
Devletin yerli firmalara daha fazla teşvik vermesi,
Türk bankalarının daha uygun finansman sağlaması,
Şartnamelerin yerli firmalara uygun hale getirilmesi,
Lobi faaliyetlerinin artırılması,
Yerli firmaların uluslararası yatırımcılarla ortaklık kurarak güçlenmesi şarttır.
Aksi takdirde, ne yazık ki MOI gibi yabancı ortak girişimler Türkiye’nin stratejik projelerini almaya devam edecek, yerli firmalar ise seyirci kalacaktır.
Şimdi “babayiğitler”e, iş insanlarına ve yöneticilere soruyoruz: Türkiye’de büyük projeleri üstlenecek cesareti gösterecek misiniz, yoksa sahayı tamamen yabancı yatırımcılara mı bırakacaksınız?