Ankara, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Zirve, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına denk gelmesiyle ayrı bir anlam kazandı. Eğitimci-Yazar Murat Anar, zirveye ilişkin kapsamlı bir değerlendirme kaleme alarak, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki güncel durumdan Türk dünyasının geleceğine kadar birçok önemli konuya ışık tuttu.
Zirveye Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanları düzeyinde katılırken, Azerbaycan Dışişleri Bakanı seviyesinde temsil edildi. Macaristan ise zirveye hiçbir düzeyde katılmadı.
Anar, yazısında Azerbaycan’a yönelik son dönemde artan olumsuz eleştirilere değinerek, bu eleştirilerin hakaret boyutuna ulaştığını belirtti. Türkiye’nin bu süreçte sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini vurgulayan Anar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer yetkililerin Azerbaycan’ın egemenliğine vurgu yaptığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Aliyev’in zirveye katılmama kararı ve bunun resmi gerekçesi olarak sunulan Bakü’deki FIFA U-15 Dünya Kupası’na katılımı da değerlendirildi. Anar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki derin kardeşlik bağının önemine dikkat çekerek, bu tür gerilimlerin Türk birliğini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Murat Anar, Türkiye’yi Türk birliğinin stratejik ve diplomatik aklı olarak nitelerken, Azerbaycan’ı ise Türk birliğinin duygusal yönü, ruhu ve kalbi olarak tanımladı. Kalp ve beyin arasındaki olası fikir ayrılıklarının normal olduğunu ancak birinin zarar görmesi durumunda Türk birliğinin çökebileceği benzetmesini yaptı. Aliyev’in Karabağ zaferiyle ilgili açıklamalarının Türkiye’ye yönelik olup olmadığı sorusu gündeme getirildi.
Yazıda, Azerbaycan’ın İsrail ile olan ilişkileri üzerinden hedef alınmasına karşı çıkılarak, Filistin meselesindeki duruşu ve Türkiye’ye yönelik eleştirileri de eleştirel bir dille ele alındı. Azerbaycan’ın Filistin halkının yanında olduğuna vurgu yapılırken, Türkiye’ye hakaret edenlere karşı sessiz kalınması eleştirildi.
Macaristan’ın zirveye katılmamasına değinen Anar, Macaristan’ın Türk Dünyası potansiyelini görmezden gelmesinin kendi kaybı olacağını ifade etti. Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in Rusya’nın TDT’ye gözlemci üye olma talebine ilişkin ise, Rusya’nın Türk dünyasına yönelik politikaları sorgulandı.
Türkmenistan’ın TDT’ye tam üye olma beklentisine değinen Anar, Türkiye’nin dönem başkanlığını devralmasının TDT çalışmalarını hızlandıracağını belirtti. TDT’nin küresel bir güç olma yolunda ilerlediğini ve bu durumun bazı çevreleri rahatsız edebileceğini öngördü.
Zirvede kabul edilen 163 maddelik Ankara Bildirisi’nin önemli başlıkları arasında şunlar yer aldı:
Anar, Türk Devletleri Teşkilatı’nın zamanla daha da güçleneceğine ve küresel bir oyuncu haline geleceğine inanıyor. Türk devletlerinin birlik içinde hareket etmesinin, dünyaya nizam verme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.