Sağlık Bakanlığı, saç ekimi işlemlerinde görev alacak sağlık meslek mensupları için sertifika eğitim programını hayata geçirdi. Programa başvurular 8 Nisan 2026’da başladı ve 20 Nisan 2026’ya kadar devam edecek. Başvurular, Bakanlığın elektronik sistemi üzerinden yapılabiliyor. Dünya genelinde saç ekimi alanında önemli bir merkez haline gelen Türkiye’de, artan talep doğrultusunda uygulamaların belirli standartlarda yürütülmesi büyük önem taşıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın düzenlemeleriyle, saç ekimi uygulamalarının yalnızca belirli şartları taşıyan sağlık kuruluşlarında yapılması zorunlu hale getirildi. Bu kapsamda, ruhsatlı sağlık kuruluşlarında saç ekimi işlemleri; steril ve kontrollü ortamlarda, uygun havalandırma ve hava filtrasyon sistemleri ile gerçekleştiriliyor. Ayrıca, gerekli tıbbi ekipman ve acil müdahale imkanlarının eksiksiz bulundurulması da zorunlu tutuluyor.
Uzmanlar, saç ekiminin basit bir estetik işlem olmadığını, doğrudan cerrahi bir tıbbi uygulama olduğunu vurguluyor. Bu nedenle işlemin yalnızca ruhsatlı ve denetlenen sağlık kuruluşlarında yapılması gerektiği belirtiliyor. Ruhsatsız ve yetkisiz ortamlarda yapılan uygulamalar; enfeksiyon, ciddi doku kayıpları ve hatta hayati risk taşıyan komplikasyonlara yol açabiliyor.
Saç ekimi işlemlerinin yetkilendirilmiş hekimler tarafından yapılması gerektiği belirtilirken, Sağlık Bakanlığı bu alanda hekimler için de sertifikasyon sürecini başlattı. Plastik cerrahi ve dermatoloji uzmanları ile Bakanlık onaylı saç ekimi eğitimlerini tamamlayan hekimler bu yetkiye sahip olabiliyor.
Yeni programla birlikte, saç ekimi uygulamalarında görev alacak sağlık meslek mensuplarının (hemşireler, sağlık memurları, teknisyenler vb.) “saç ekimi yardımcı uygulayıcı sertifikası” alması zorunlu hale geldi. Bu sertifika, ilgili mevzuat çerçevesinde saç ekimi ekiplerinde görev alabilmek için gereklidir.
Halk Sağlığı Bilim Doktoru Dr. M. Tahir Soydal, özellikle ruhsatsız ve yetkisiz yerlerde yapılan saç ekimi işlemlerine dikkat çekerek, bu tür uygulamaların geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Dr. Soydal, en büyük riskin mevcut saç köklerinin de kaybedilmesi olduğunu vurgulayarak, “Hatalı bir işlem sonrası ikinci bir şans her zaman mümkün olmayabilir” dedi.
Dr. Soydal, normalin çok altında fiyatlarla yapılan işlemlerin genellikle standart dışı ve denetimsiz ortamlarda gerçekleştirildiğini belirterek, bu tür uygulamaların kısa vadede cazip görünse de uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin saç ekiminde önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Dr. Soydal, vatandaşlara saç ekimi yaptırmadan önce işlemin yapılacağı yerin ruhsatını, hekimin yetkisini ve ekibin yasal çalışma iznini sorgulamaları çağrısında bulundu. Hatalı bir saç ekimi işleminin sadece estetik bir sorun değil, geri dönüşü olmayan kalıcı bir kayıp anlamına gelebileceğini ifade etti.