Sosyal Medya Klinikleri Tehlikede: Güzellik Salonlarında Gizlenen Yetkisiz Estetik Uygulamalar

Sosyal Medya Klinikleri Tehlikede: Güzellik Salonlarında Gizlenen Yetkisiz Estetik Uygulamalar
Yayınlama: 20.08.2026
A+
A-

Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte estetik uygulamalara olan ilgi yeniden arttı. Ancak sosyal medya üzerinden yapılan kampanyalarla pazarlanan yetkisiz tıbbi işlemler, hasta güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor. Botulinum toksini (botoks), dolgu, mezoterapi ve “gençlik aşısı” gibi uygulamalar, bazı güzellik salonları tarafından “klinik” veya “medikal estetik merkezi” gibi unvanlarla tanıtılarak randevu topluyor. Medikal Estetik, Hasta Güvenliği ve Etik Derneği üyesi Dr. Tahir Soydal, bu durumun estetik sektöründe yeni bir “merdiven altı” anlayışı doğurduğunu vurguluyor.

Sosyal Medyada Pazarlanan Riskli Uygulamalar

Dr. Tahir Soydal, sosyal medya platformlarında yer alan “Botoksta bugüne özel fiyat” veya “Dudak dolgusunda son iki randevu” gibi ilanların, vatandaşları yanıltıcı bir güven ortamına çektiğini belirtiyor. Bu tür ilanlara gelen mesajlara çoğu zaman hızla fiyat verilip kapora talep edilirken, kişinin sağlık durumu, kullandığı ilaçlar veya alerjileri göz ardı edilebiliyor. Dr. Soydal, “Enjeksiyonlu bir uygulamada ilk konuşulması gereken konu indirim değil, kişinin sağlık durumudur. Bir fotoğrafa bakarak veya birkaç mesaj üzerinden hangi işlemin uygun olduğuna karar verilemez.” diyerek, sağlıkla ilgili kararların aceleye getirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Güzellik Salonu ve Klinik Ayrımı: Ruhsatın Önemi

Geleneksel “merdiven altı” algısının değiştiğini belirten Dr. Soydal, şık dekorasyona, profesyonel sosyal medya hesaplarına ve beyaz önlüklü çalışanlara sahip işletmelerde bile yetkisiz tıbbi işlemlerin yapılabildiğine dikkat çekiyor. “Beyaz önlük, muayene odasını andıran bölümler ve tıbbi ekipmanlar vatandaşa güven verebilir. Sosyal medya hesabında “klinik” veya “medikal” yazması da buranın bir sağlık kuruluşu olduğu izlenimini yaratabilir. Ancak bunların hiçbiri ruhsatın yerini tutmaz.” diyen Soydal, işletmenin sahip olduğu ruhsatın türünün ve bu ruhsatla hangi hizmetleri vermeye yetkili olduğunun belirleyici olduğunu ifade ediyor. Güzellik salonlarına verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının, enjeksiyonlu tıbbi işlem yapma yetkisi vermediğini hatırlatıyor.

Hasta Güvenliği İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dr. Soydal, işlemleri yapacak kişinin kimliğinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Bir hekimin belirli günlerde güzellik salonuna gelmesinin, o salonu sağlık kuruluşuna dönüştürmeyeceğini belirtiyor. İşlemin yapıldığı yerin ruhsatı, hasta kayıt sistemi, hijyen koşulları, ürünlerin saklanması ve acil müdahale imkânı gibi faktörlerin de en az işlemi yapan kişi kadar önemli olduğunu söylüyor. Vatandaşların, “İşlemi doktor mu yapacak?” sorusunun yanı sıra, işlemin yapılacağı yerin ruhsatlı bir sağlık kuruluşu olup olmadığını, hasta kaydı tutulup tutulmayacağını ve acil bir durumda ilk müdahalenin yapılıp yapılamayacağını da sorgulaması gerektiğini ekliyor.

Kullanılan Ürünler ve Acil Durum Hazırlığı

Uygulanan ürünlerin “orijinal” veya “ithal” olması gibi genel ifadelerin yeterli olmadığını belirten Dr. Soydal, kişinin kendisine hangi ilaç veya tıbbi ürünün uygulanacağını bilmesi gerektiğini söylüyor. Ürünün adı, kaynağı ve izlenebilirlik bilgilerinin açıklanması ve hasta kaydına işlenmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle “gençlik aşısı” gibi genel tanımlamalar yerine, uygulanan maddenin gerçek adının ve içeriğinin hastaya söylenmesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, enjeksiyonu yapan birinin bulunmasının, ortaya çıkabilecek acil durumları yönetebilmek anlamına gelmediğini belirtiyor. Botoks, dolgu ve mezoterapi gibi uygulamalar sırasında ani alerjik reaksiyon, solunum sıkıntısı veya damar tıkanıklığı gibi ciddi sorunlar gelişebileceği için, işlem yapılan yerde ilk müdahaleyi yapabilecek sağlık ekibi ve gerekli tıbbi donanımın bulunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Ciddiye Alınması Gereken Belirtiler ve Denetimler

Dr. Soydal, işlem sonrasında şiddetli ağrı, ciltte belirgin beyazlaşma veya morarma, görmede bulanıklık, nefes darlığı, hızla artan şişlik ve ateş gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uygun bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor. Kayıt dışı işlem yaptıran kişilerin, komplikasyon geliştiğinde muhatap bulmakta zorlanabildiğini ifade ediyor. Denetimlerin ise yalnızca bir şikayet sonrasında değil, sosyal medya hesaplarının aktif olarak izlenmesiyle başlaması gerektiğini savunuyor. İşletmelerin sosyal medyada ilan ettiği hizmetlerle ruhsatlarında izin verilen faaliyetlerin karşılaştırılması, belediye kayıtları ile sosyal medyadaki tanıtımların uyumunun incelenmesi gerektiğini ekliyor. Dr. Soydal, estetik uygulamaların yetkili kişiler tarafından, ruhsatlı sağlık kuruluşlarında, kaynağı belli ürünlerle ve gerektiğinde müdahale edebilecek sağlık altyapısı içinde yapılmasını savunarak, vatandaşları dekorasyon veya kampanya fiyatı yerine ruhsat, uygulayıcı yetkisi, ürün kaynağı ve acil müdahale imkanına dikkat etmeye çağırıyor.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı