Spor yorumcusu Bahadır Bulut, kaleme aldığı ‘Sporu tabana mı yayıyoruz, tabandan para mı topluyoruz?’ başlıklı yazısında, Türkiye’deki amatör sporun mevcut durumu ve karşılaştığı ekonomik engelleri sert bir dille eleştirdi. Bulut, özellikle 2026-2027 sezonu için açıklanan lisans ve tescil ücretlerindeki artışa dikkat çekerek, bu durumun sporun tabana yayılması hedefine aykırı olduğunu savundu.
Amatör Sporun Tanımı ve Türkiye Gerçeği
Bulut, amatörlüğün özünde bir işi para kazanma amacı gütmeden, zevk, heves veya hobi amacıyla yapmayı ifade ettiğini hatırlattı. Profesyonelliğin zıttı olan amatörlüğün, sevgiyle yapılan bir aktivite olduğunu belirtti. Ancak Türkiye’deki amatör sporun bu tanımından uzaklaştığını, yeni ekonomik engellerle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) ücretlerde sonradan indirime gitmesini olumlu bir adım olarak değerlendirse de, temel sorunun değişmediğini ifade etti: Sporun tabana yayılması mı hedefleniyor, yoksa spor yapmanın maliyeti mi artırılıyor?
Ekonomik Engeller ve Hedef Çelişkisi
Yıllardır sporun tabana yayılması, gençlerin spora kazandırılması, kadın futbolunun geliştirilmesi ve toplumun daha geniş kesimlerinin sporla buluşturulması gibi hedeflerin konuşulduğunu hatırlatan Bulut, bu hedeflere ulaşılmaya çalışılırken amatör sporcuların, ailelerinin ve kulüplerin önüne yeni ekonomik yükler çıkarılmasının ciddi bir çelişki yarattığını belirtti. Bir çocuğun spor yapabilme imkanının ailesinin ekonomik durumuna bağlı olmaması gerektiğini savunan Bulut, özellikle çocukları ve gençleri spora kazandırmak, kadın futbolunu yaygınlaştırmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek hedefleniyorsa, ilk adımın ücretleri artırmak değil, engelleri azaltmak olması gerektiğini söyledi.
Fedakârlık ve Sorgulama
Amatör kulüplerin büyük fedakârlıklarla ayakta durduğunu, yöneticilerin imkanlarını zorladığını, velilerin çocukları için bütçelerinden fedakârlık yaptığını ve sporcuların maddi beklenti olmadan sahaya çıktığını anlatan Bulut, tüm bu çabalara rağmen sorulan sorunun manidar olduğunu belirtti: “Sporu tabana, sağlıklı bir nesil yetiştirmek için mi yayıyoruz; yoksa tabandan para toplamak için mi?” Bu sorunun bir suçlama değil, spor politikalarının yeniden düşünülmesi gereken önemli bir sorgulama olduğunu vurguladı.
Sporun Geleceğine Yatırım
Bulut, sporun tabana yayılmasının bir devlet politikası olması durumunda, amatör sporcunun önüne ekonomik engeller koymanın bu hedefle çeliştiğini ifade etti. “Herkes için spor” denilirken spora ulaşmanın maliyetini artırmanın, gerçek anlamda sporu tabana yaymak anlamına gelmediğini savundu. Amatör sporun bir gelir kapısı değil, toplumun geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu belirten Bulut, bir çocuğun sahaya çıkmasının, bir gencin forma giymesinin veya bir kız çocuğunun futbolla buluşmasının sadece sportif bir faaliyet olmadığını, bunların sağlıklı bireyler, disiplinli gençler, güçlü sosyal bağlar ve umutla bakan bir toplum için yapılan yatırımlar olduğunu dile getirdi.
Öncelik Değişikliği Çağrısı
Son olarak Bulut, sporun kapısında sorulması gereken ilk sorunun “Ne kadar paran var?” değil, “Hangi sporu yapmak istiyorsun?” olması gerektiğini vurguladı. Gerçek anlamda sporu tabana yaymanın, spora ulaşabilenlerin sayısını artırmakla değil, spora ulaşamayanların önündeki engelleri kaldırmakla mümkün olacağını söyledi. Bulut, “SPORU TABANA MI YAYIYORUZ, TABANDAN PARA MI TOPLUYORUZ?” sorusunu daha yüksek sesle sorma çağrısında bulundu.