Yeşilay ve BM El Ele: Göçmenlerin Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Mücadelesine Küresel Destek

Yeşilay ve BM El Ele: Göçmenlerin Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Mücadelesine Küresel Destek
Yayınlama: 25.05.2026
A+
A-

ANKARA – BHA – Uluslararası Yeşilay Federasyonu (UYEF) ile Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) arasında imzalanan yeni iş birliği anlaşması, göçmen ve yerinden edilmiş toplulukların ruh sağlığına erişimini iyileştirmeyi ve bağımlılıkla mücadelede küresel çapta ortak adımlar atmayı hedefliyor. Bu stratejik ortaklık, Yeşilay’ın yıllardır sahada yürüttüğü bağımlılık ve ruh sağlığı mücadelelerini IOM’un küresel ağıyla birleştirerek kalıcı bir zemine oturtuyor.

İş Birliğinin Temel Hedefleri

Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilciliğinde gerçekleştirilen imza törenine, Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve UYEF Genel Sekreteri Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ile IOM Hareketlilik Yolları ve Kapsayıcılık Dairesi Direktörü Vincent Houver ve her iki kurumun üst düzey temsilcileri katıldı. Anlaşma kapsamında; göçmen ve yerinden edilmiş toplulukların ruh sağlığı hizmetlerine erişiminin artırılması, bağımlılık önleme konusunda ortak araştırma ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi, kriz ve yerinden edilme süreçlerinde yaşanan damgalanmayla mücadele edilmesi ve UYEF’nin 70 ülkedeki geniş üye ağı ile IOM’un küresel kapasitesinin entegrasyonu amaçlanıyor.

Güllüoğlu: Savunmasız Topluluklara Ortak Taahhüt

Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, imza töreninde yaptığı konuşmada, bu anlaşmanın kurumsal bir iş birliğinden daha fazlasını temsil ettiğini vurgulayarak, “Bu tören, önleme, iyileşme, psikososyal refah ve kapsayıcı topluluk temelli yaklaşımlar yoluyla savunmasız ve yerinden edilmiş toplulukları desteklemeye yönelik ortak bir taahhüdü yansıtıyor.” dedi. Güllüoğlu, göç, kriz ve yerinden edilmenin milyonlarca genç üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, ruh sağlığı ve bağımlılığın bu topluluklar için en ağır ancak en az görünen yükler olduğunu belirtti. Savaşlar, afetler ve sosyal istikrarsızlıkların insanları sadece fiziksel olarak yerinden etmekle kalmayıp, sosyal bağları zedelediğini, direnci düşürdüğünü ve izolasyonu artırdığını söyledi. Güllüoğlu, bağımlılıkla mücadelenin kapsamının genişliğine değinerek, “UYEF olarak bağımlılık önlemenin refah, direnç, kapsayıcılık ve insan onuru hakkındaki daha geniş tartışmalardan ayrılamayacağının giderek daha önemli hale geldiğine inanıyoruz. Bu, yalnızca alkol ve uyuşturucu gibi madde bağımlılığın yanı sıra kumar, oyun ve sorunlu teknoloji kullanımı gibi davranışsal bağımlılıkları da içeriyor.” ifadelerini kullandı.

Yerel ve Küresel Eylemde Güçlü İş Birliği

2016 yılında İstanbul’da kurulan Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun, bağımlılık önleme, iyileşme ve halk sağlığı alanında faaliyet gösteren 70 ülkeden bağımsız sivil toplum kuruluşunu bünyesinde barındırdığını hatırlatan Güllüoğlu, krizden etkilenen topluluklarda yerel odaklı yaklaşımların önemini vurguladı. Sürdürülebilir çözümlerin, güçlü yerel katılım ve uluslararası iş birliğini gerektirdiğine inandıklarını belirten Güllüoğlu, “Bu nedenle IOM ile olan bu ortaklığı son derece anlamlı ve stratejik buluyoruz.” dedi. Anlaşma ile UYEF ve IOM’un, göçmenleri, yerinden edilmiş, vatansız ve hareketli nüfusları etkileyen ruh sağlığı, psikososyal destek, kültürlerarası iletişim ve madde kullanım bozuklukları konularında uzmanlık alışverişi ve eğitim girişimleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliğini güçlendirmeyi amaçladığını ekledi. Güllüoğlu, UYEF’nin üye ağı aracılığıyla IOM’un bölgesel ve ülke düzeyindeki yapılarıyla iş birliğini güçlendirmek için önemli fırsatlar gördüklerini belirterek, “Uluslararası iş birliğinin, küresel ortaklıklar yerel temelli ve topluluk temelli eylemlere dönüştürüldüğünde en anlamlı hale geldiğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Houver: Halk Sağlığına Yatırımın Önemi

IOM Hareketlilik Yolları ve Kapsayıcılık Dairesi Direktörü Vincent Houver, halk sağlığının yeterince yatırım almayan bir alan olduğunu belirterek, bu zorlu sahada UYEF gibi bir ortağa sahip olmanın önemine dikkat çekti. Uyuşturucu ve madde kullanımının insani yardım çalışmalarında sıkça karşılarına çıktığını ifade eden Houver, “Maalesef uyuşturucu ve madde kullanımı diğer bağımlılık davranışlarıyla birlikte çalışmalarımızla çok sık kesişiyor ancak bence bu insani yardım alanının bir gerçeği. Uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı, göçmenlerin ev sahibi toplumlara entegrasyonunu engelliyor ve ülkelerine döndüklerinde başarılı bir şekilde yeniden entegre olmalarını ve toplumla sosyal uyumu sağlamalarını engelleyen önemli bariyerler oluşturuyor.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından, iki kurumun ortak çalışma alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan iyi niyet anlaşması taraflarca imzalandı.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı