ANKARA – BHA’nın haberine göre, 11 Eylül saldırıları, üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen dünya siyasetini ve güvenlik dengelerini derinden etkilemeye devam ediyor. Dönemin ABD Başkanı George W. Bush’a saldırıların okulda bulunduğu sırada bildirilmesi, küresel bir “teröre karşı savaş” politikasının fitilini ateşledi.
Saldırıların faili olarak El Kaide ve lideri Usame Bin Ladin gösterildi. ABD’nin ilk hedefi, El Kaide’ye ev sahipliği yapmakla suçlanan Taliban yönetimindeki Afganistan oldu. Kısa sürede Afganistan’a askeri operasyon düzenlenerek Taliban yönetimi devrildi. Usame Bin Ladin ise saldırılardan yaklaşık 10 yıl sonra, 2011’de öldürüldü. Ancak Afganistan’da kalıcı istikrar sağlanamadı ve yaklaşık 20 yıl sonra Taliban yeniden ülkenin kontrolünü ele geçirdi.
Irak İşgali ve DAEŞ’in Yükselişi
11 Eylül’ün ardından ABD’nin bir diğer hedefi Irak oldu. Saddam Hüseyin yönetiminin teröre destek verdiği ve kitle imha silahlarına sahip olduğu iddialarıyla 2003’te Irak işgal edildi. Saddam Hüseyin yakalansa da kitle imha silahlarına dair kanıt bulunamadı. Irak’ın işgali ve Saddam Hüseyin’in devrilmesi, bölgede DAEŞ’in güçlenmesine zemin hazırladı. DAEŞ’in Irak ve Suriye’de geniş alanları kontrol altına alması üzerine ABD, 2014’ten itibaren bölgeye tekrar askeri müdahalede bulundu.
Geçen 25 yıl, 11 Eylül saldırılarının sadece ABD’yi değil, Afganistan ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu’nun siyasi ve güvenlik haritasını da tamamen değiştirdiğini gösterdi. Bu süreçte yaşanan savaşlar ve çatışmaların en ağır bedelini ise siviller ödedi.